(818 S. K. m. 41, 43, 44, 45, 47) (2918 S. K. m. 87)
Taraflar arasında görülen davada Milas Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 16.06.2003 tarih ve 2000/537-2003/422 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalılardan Ç. A.Ş., M. Gökçe ve M. Yüksel ve A. Oyak Sigorta A.Ş. vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 02.11.2004 günde davalı Ç. Turz. A.Ş. vekili Yüksel Taştan gelip davacılar ve ihbar edilenler vekilleri tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi A. Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi Mithat'ın polis memuru olduğunu, olay günü davalı Ç. A.Ş.nin işleteni ve Abdullah'ın sürücüsü olduğu minibüste yolcu iken davalılar M. Gökçe ve M. Yüksek'in işleten ve sürücüsü olduğu kamyonun minibüse çarpması sonucu öldüğünü ileri sürerek, asıl davada fazlası saklı tutularak eş Yasemin için 15 milyar TL. destekten yoksunluk, 7 milyar TL. manevi, küçük Fadime için 8 milyar TL. destek, 2 milyar TL. manevi tazminatın, birleşen davada ise 40 milyar TL. Yasemin için, 15 milyar TL. Fadime için destekten yoksunluk tazminatının asıl davanın davalıları yanında A. Oyak Sigorta A.Ş. ve B. Sigorta A.Ş.den de olay tarihinden itibaren yasal temerrüt faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı M. Yüksel ve M. Gökçe vekili, istenen tazminatın abartılı olduğunu, Emekli Sandığı'ndan yapılan ödemelerin istenen tazminattan düşülmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı İ. Sigorta A.Ş. vekili poliçe teminatlarına göre davacılara ödeme yapıldığını savunmuştur.
Davalı Ç. A.Ş. vekili, kazada sürücülerinin kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı A. Oyak Sigorta A.Ş. vekili, birleşen dava açısından manevi tazminattan sorumlu olmadıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı B. Sigorta A.Ş. vekili, poliçe limitinin 3 milyar TL. olduğunu ve tazminat için müvekkiline başvuru yapılmadığını savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara ve itibar edilen son rapora göre, trafik kazasında ölen murisin desteğinden davacıların yoksun kaldığı ve manevi tazminat talep haklarının da yerinde olduğunu, davalı İ. Sigorta A.Ş. tarafından poliçe teminatının ödendiği gerekçesiyle, asıl ve birleşen dava açısından İ. Sigorta A.Ş. ne yönelik talepler için karar verilmesine yer olmadığına, asıl davada 15 milyar TL. Yasemin için, 3 milyar TL. Fadime için destekten yoksunluk ile 7 milyar TL. ve 2 milyar TL. manevi tazminatın birleşen davada ise Yasemin için 26.776.330.050 TL. Fadime için 15 milyar TL. destekten yoksunluk tazminatının O. Sigorta A.Ş. ve B. Sigorta A.Ş. teminat limitleri ve dava tarihinden itibaren, diğer davalılar açısından ise olay tarihinden itibaren yasal faizi ile sorumlu olmak üzere müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar Ç. A.Ş., M. Gökçe, M. Yüksel, A. Oyak Sigorta A.Ş. vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve asıl davada davalı A. Oyak Sigorta A.Ş. davada taraf olmadığı ve aleyhine herhangi bir hüküm oluşturulmadığı gibi birleşen davada ise dayalı sıfatıyla yer almasına; bu nedenle ek davada bu davalı hakkında hüküm kurulmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına göre davalı A. Oyak Sigorta A.Ş. vekilinin tüm davalılar Ç. A.Ş., M. Yüksel ve M. Gökçe vekillerinin ise aşağıdaki bentler dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemenin hükme esas aldığı 17.06.2002 tarihli bilirkişi raporunda işleyecek devre için destek hesabında her yılın peşin değeri ayrı ayrı %10 ıskontolu hesaplandığı belirtilmiş olmasına rağmen rapor ekindeki hesap tablosunda ıskonto hesabı gösterilmemiştir. O halde rapor Yargıtay ve taraf denetimine açık olmadığından yeniden denetime açık rapor alınmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.
3-Davacıların murisinin davalı Ç. A.Ş.ne ait araçta hatır taşıması sırasında oluşan kazada öldüğü, bu nedenle tazminattan indirim yapılması gerektiği davalılarca ileri sürülmüş olmasına rağmen, mahkemece bu savunma üzerinde durulmamıştır. O halde mahkemece, bu savunmalar üzerinde de durulup hatır taşıması saptandığı takdirde tazminattan BK.nun 43. ve 44. maddeleri gereğince hakkaniyete uygun bir indirim yapılması gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle dahi temyiz eden dayalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, dayalı A. Oyak Sigorta A.Ş. vekilinin tüm, diğer temyiz eden davalılar vekillerinin ise sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle kararın dayalılar Ç. A.Ş., M. Gökçe ve M. Yüksel yararına BOZULMASINA, takdir edilen 375.000.000 TL duruşma vekillik ücretinin davacılardan alınarak davalı Ç. Turizm Tic. A.Ş.ye verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 04.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy