(1163 S. K. m. 62, 98)
Taraflar arasında görülen davada Antalya Asliye 3.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14.05.2002 tarih ve 2000/1120 - 2002/496 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, yabancı uyruklu müvekkilinin, davalı kooperatif yöneticileri tarafından kandırılmak suretiyle dava dışı SS C.... Akdeniz Yapı Kooperatifine 17.300 sterlin karşılığında üye yapıldığını, oysa satın alınan arsanın SİT alanı olduğunu ve köy statüsünde olduğundan yabancıların mülk edinmelerinin mümkün olmadığını, yaptıkları 26 villayı 70 kişiye satıp kaçtıklarını, kooperatifin kayyım ile yöneltildiğini, müvekkillerinin davalılar tarafından dolandırıldığını ileri sürerek 17.300 sterlininin ödeme tarihindeki TL. karşılığının faizi ile davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar Etem O., Hüseyin U., Ahmet K. ve Turgay A., davacının ödediği paranın kooperatif kasasında olduğunu, dolandırıcılık yapılmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Aksoy O., davacının kooperatife üye olmak üzere kendisine parayı gönderdiğini ve bunun TL. karşılığının kooperatife makbuz karşılığı ödendiğini, dolandırıcılık bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Hüseyin M. hakkındaki dava takip edilmemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından kooperatifin eski yöneticileri hakkında sorumluluk davasının genel kuruldan alınacak kararla kooperatif denetçileri tarafından açılacağı, üye olan davacının bu davayı açamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif yöneticileri tarafından kandırılmak suretiyle dava dışı S.S. C.... Akdeniz Yapı Kooperatifine üye yapıldığını, yapılan 26 villanın 70 kişiye satıldığını, müvekkilinin davalılar tarafından dolandırıldığını ve davalıların haksız eylemleri sonucu zarara uğradığını ileri sürerek, ödediği miktarın davalılardan şahsen tazminini talep ve dava etmiştir.
Bu durumda 1163 Sayılı Yasada aksine bir hüküm bulunmamasına göre aynı Yasa'nın 98.maddesi yollaması ile olaya T.T.K. hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Nitekin anılan Yasanın 36. maddesinin birinci fıkrasının beş numaralı bendine göre gerek kanunun ve gerekse anasözleşmenin kendilerine yüklediği sair vazifeleri kasten veya ihmal neticesi olarak yapılmamasından doğan zararlardan şirket yönetim kurulu üyelerinin şirket ortaklarına karşı şahsen ve müteselsilen sorumlu olacakları hükme bağlanmıştır. Bu durumda anılan ve açıklanan hükümlerle birlikte 1163 S.K.nun 62. maddesine uygun bir şekilde ve yöneticilerin şahıslarına karşı açılan bu davada davacının iddiasının incelenerek hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy