(1086 S. K. m. 432, 434)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 2.Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 18.11.2002 tarih ve 2001/1517-2002/1074 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalı T. Denizcilik İşlt. A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe A. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, taraflar arasında 18.03.1998 tarihinde temizlik sözleşmesi akdedildiğini, aylık 7 geminin umumi temizliğinin yapılması konusundaki sözleşme hükümlerinin davalı tarafından ihlal edildiğini, davalının 38 gemi eksik vererek müvekkilinin 4.070.000.000 TL. zararına neden olduğunu, işçi asgari ücretlerindeki artış nedeniyle oluşan farkın da davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek, toplam 11.524.811.555 TL. nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizin 11.05.2001 günlü kararı ile davalı Türkiye Denizcilik İşletmeleri A.Ş. yararına bozulmuştur.
Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda, sözleşmenin bütününe bakıldığında bazı aylarda 7 rakamının bir veya iki adet fazla geminin umumi temizlik işleri için verildiği, bunun gibi bir yada iki gemi eksik verilmesinin de tarafların kabulünde olduğunu söylemenin dürüstlük kuralına uygun yorumun gereği olduğu, bu nedenle eksik gemi verilmesi talebine dayanan tazminat talebi açısından esas alınması gereken rakamın 5 olduğunu kabul etmenin sözleşmenin tüm aşamaları ve bütünü ile yorumlanmasında uygun olduğunun kabulü gerektiği, buna göre 14 geminin eksik verilmesi nedeniyle doğan zararın istenebileceği gerekçesiyle, 1.540.000.000 TL. nın davalı Türkiye Denizcilik İşletmeleri'nden alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalı Türkiye Denizcilik İşletmeleri A.Ş. vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Temyiz dilekçesinin verilme usulü H.U.M.K. nun 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre; temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Davacı vekili tarafından bu işlemler yapılmaksızın ve HUMK. nun 432. maddesinde yazılı süre geçirildikten sonra verilmiş temyiz dilekçesinin incelenme kabiliyeti bulunmaması nedeniyle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyizine gelince; Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 78.200.000 lira temyiz ilam harcının temyiz eden davalı işletmeden alınmasına, 30.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy