(2675 S. K. m. 24)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye 2.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14.11.2002 tarih ve 1999/747 - 2002/672 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili ile davalı Sigorta vekili tarafından istenmiş temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirkete ( 3.000.000 ) DM limitli motorlu taşıt mali sorumluluk poliçesiyle sigortalı olan ve birleştirilen dava davalısı Ahmet G.'in sürücüsü bulunduğu araçta müvekkillerinin çocukları, kardeşleri, anne ve babasının öldüğünü bildirerek, şimdilik ( 300.000 )DM'nin ticari döviz faiziyle birlikte davalı sigortadan, birleştirilen davalarda da ise 2.Asliye Hukuk Mahkemesi 1995/4 Esas no'da davacı Tuana için ( 5 ) milyar lira maddi, ( 2 ) milyar lira manevi, ölenlerin anne -baba ve kardeşleri olan diğer davacılar için ( 100 )'er milyon lira manevi tazminat toplam ( 8.100.000.000 ), 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/696 Esas no'da davacı Tuana için ( 175.767 ) DM ile ( 42.024.634.000 ) TL'nin, 1988/646 Esas no'da ( 406.857 ) DM ve ( 68.689.757.000 ) TL'nin olay tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan ayrı ayrı tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigortayı temsilen, acentesi A.... Sigorta Ltd.Şti. vekili, tazminat taleplerinin açık olmadığını, davacının istenilen belgeleri vermediğini, müvekkilinin yeşil kart poliçesiyle Türkiye'deki zorunlu trafik sigorta limitleriyle sınırlı olarak sorumlu olduğunu, döviz olarak talepte bulunulamayacağını, müvekkili acentenin sadece temsille yetkilendirildiğini, tazminat yükümlülüğü bulunmadığını savunmuştur.
Diğer davalı vekili de davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar davacılardan Tuana K. ve davalı sigorta vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce ( usulen ) bozulmuş olup, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda sunulan ve toplanan kanıtlara, tanık anlatımlarına ve bilirkişi raporuna dayanılarak davalı sigortanın yöntemince temsil edildiği, davalı sigortanın yeşil kart poliçesinden tamamen ayrı limitsiz teminat içeren ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olduğu, poliçenin Türkiye'de meydana gelen kazaları da kapsadığı, ancak sorumluluğun yabancı para değil TL bazında olduğu, anne ve babasının ölümünden dolayı davacılardan Tuana'nın ( 54.416.458.600 ) TL destekten yoksun kalma zararına uğradığı diğer davacıların maddi tazminat isteyemeyecekleri gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, anılan meblağın kaza tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan tahsiline ( davalı sigorta yönünden reeskont, diğer davalı yönünden yasal faiz yürütülmesine, davacı Tuana için ( 1.000.000.000 ) TL, diğer davacılar için ( 100 )'er milyon TL manevi tazminat takdirine ve faizin dava tarihinden işletilmesine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili ve davalı sigorta vekilince temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin bozma ilamına uygun biçimde uyuşmazlığın çözümünde belirleyici unsur olan merkezi Almanya'da ki davalı sigorta şirketinin düzenlediği olan 18.02.1994 başlangıç tarih ve 58-11961-10 nolu poliçe ile verilen sigorta güvencesinin kapsamı ve niteliğinin ne olduğu net ve kesin bir açıklıkta saptanmamıştır.
Davacı tarafça, davalı sigortanın 09.03.1994- 31.12.1999 vadeli ve 78-012961-10010 nolu yeşil kart poliçesi dışında, yukarıda değinilen sınırsız güvenceli mali sorumluluk sigortasından dolayı da ayrıca ve sınırsız sorumlu olduğu ileri sürülmüştür. Buna karşın, davalı tarafça anılan poliçenin sadece Almanya sınırları içerisinde meydana gelen kazalardan doğan zararlar için düzenlendiği, esasen Almanya dışındaki riziko hallerine yeşil kart poliçesiyle güvence verildiği savunulmuştur. Nitekim, davalı şirket merkezince mahkemeye gönderilen 15.05.1995 tarihli yazıyla da bu savunma doğrulanmıştır. Ne var ki, görüşüne başvurulan sigorta hukukçusu bilirkişi tarafından poliçe metninden ayrı olarak, haricen yapılan sulh görüşmeleri ve girişimleri gibi yan olgulara dayanılarak, 18.02.1994 tarihli poliçenin Almanya dışındaki kazaları da kapsadığı yolunda varılan kanı benimsenmiş ve davalı sigortanın yeşil kart poliçesine ek olarak değinilen mali sorumluluk poliçesinden dolayı da sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır.
Ancak, varılan bu sonuç, yeterli bir inceleme ve araştırmaya dayalı değildir. Bu bakımdan, MÖHUK'un 24 ncü maddesindeki düzenleme de dikkate alınarak, sözkonusu poliçe ve özel - genel şartları ile tüm eklerinin özgün metinleri ile buna ilişkin Alman yasaları ve varsa diğer mevzuatı getirtilip,f11 çevirisi dosyaya sağlandıktan sonra poliçe hükümlerinin Almanya dışında uygulanıp uygulanmayacağının sigorta uygulamacısı ve sigorta hukuku öğretim üyelerinden oluşturulacak - tercihen Almanca'ya vakıf bilirkişi kurulundan rapor da alındıktan sonra, oluşacak sonuca göre kesin biçimde belirlenmesinde zorunluluk görüldüğünden, davalı sigorta vekilinin bu yöne ilişen temyiz itirazlarının kabulü ile kararın öncelikle bu noktadan bozulması gerekmiştir.
2- Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Benimsenen ve hükmün dayandırıldığı 22.04.2002 tarihli bilirkişi raporuna yönelik olarak davacılar vekilince verilen 31.05.2002 günlü dilekçede belirtilen ( rapor tarihine en yakın gelir verilerinin temel alınmadığı, destek süresinin ölenlerin Emekli Sandığı'na tabi olduğu gözetilmeden SSK mevzuatı hükümlerine göre kabulü, ölenlerin tazminat hesabına baz alınan gelir oranları ve diğer ) ciddi itirazlar aşılıp karşılanmadan karar verilmesi de kabule göre doğru görülmemiş, kararın bu yönden davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
3- Bozma kapsamı ve içeriğine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı sigorta, ( 2 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar yararına BOZULMASINA, tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 275.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21 nci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte her bir temyiz eden taraflardan alınarak yek diğerine verilmesine,ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 03.07.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy