(6762 S. K. m. 68)
Hasımsız olarak görülen davada Ankara Asliye 6.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 06.11.2002 tarih ve 2002/120 - 2002/600 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin deposuna giren hırsızların muhtelif eşya yanında şirket defterleri, faturalar ve makbuz suretlerini çalmış olduklarını ileri sürerek, zayii belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, ve dosyadaki belgelere göre, hırsızlık fiilinin T.T.K.'nun 68 maddesinde sayılan olaylardan olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, T.T.K.nun 68.maddesine dayalı olarak zayi belgesi istemine ilişkindir.
Mahkemece hırsızlık fiilinin T.T.K.nun 68.maddesinde sayılan olaylardan olmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de anılan gerekçe yerinde değildir. Zira, H.G.K.nun 05.10.1984 tarih 1982/11-852 Esas, 1984/788 sayılı kararında da belirtildiği üzere, T.T.K.nun 68/4 maddesindeki "Yangın, su baskını veya yer sarsıntısı" örnekleri tahdidi bir düzenleme içerisinde yer almamış, "gibi" sözcüğünden de anlaşılacağı üzere, tacirin elinde olmayan benzer olaylar da maddenin kapsamında düşünülmüştür. Bu itibarla davacıya kusur izafe edilemeyecek olan hırsızlık fillerinin de madde kapsamında olacağının kabulü gerekir. Buna göre, tacirin anılan maddeden yararlanabilmesi için, bir taraftan defterlerin korunması amacıyla gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziyaa uğramanın onun iradesi dışında meydana gelmiş olması gerektiği gibi somut olayın özelliğinin de dikkate alınması gerekmektedir.
O halde mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda işin esasına girilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy