(556 S. KHK. m. 5, 7, 8, 12)
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 4.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27.12.2002 tarih ve 2001/112 - 2002/795 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Cevat Kırkpınar tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 88548 tescil numarası ile 5,29,30,31,32 nci sınıflarda 05.11.1995 tarihinde "PINAR" markasını, 200423 tescil numarası ile de, 20,30 ncu sınıflarda 16.11.1998 tarihinde "PİZATTO PINAR + Şekil" markasını tescil ettirdiğini, davalılardan Cevat'ın 24.11.1999 tarihinde "K+KIRKPINAR" markasını 29 ncu sınıfta hazır yemek emtiasında kullanılmak üzere diğer davalı nezdinde başvuruda bulunduğunu, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 7/1 nci ve 8/4 ncü madde hükümlerine dayanılarak yapılan itirazın en son Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun 16.11.2000 tarihinde reddettiğini ileri sürerek, kararın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı T.... Patent Enstitüsü Başkanlığı vekili ve diğer davalı Cevat, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve bilirkişi kurulunun benimsenen çoğunluk görüşüne itibar edilerek, davacı markalarının tanınmış marka olduğu, "PINAR" kelimesinin esaslı unsur olarak davalı markasında yer aldığı, iltibas halinin bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan Cevat temyiz etmiştir.
Dava, davalılardan Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı'nın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının iptali istemine ilişkindir.
Davacının "PINAR" ve "PİZATTO PINAR + Şekil" markaları ile davalının tescil başvurusunda bulunduğu "K+KIRKPINAR" markasının, görsel, biçimsel, anlamsal, sescil benzerlik, çağrıştırma, genel görünüm ölçütleri bakımından karşılaştırılması yapıldığında, davalı markasının davacı markası ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar aynı ya da benzer olmadığı, halk tarafından karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davacı markası ile ilişkili olduğu ihtimalini kapsamadığı sonucuna varılmalıdır. Diğer anlatımla, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 7 nci ve 8 nci madde hükümlerindeki mutlak ve nisbi red nedenlerinin davacı lehine olan koşulları oluşmamıştır.
Öte yandan, davalının markasında geçen "KIRKPINAR" ibaresi, onun aynı zamanda soyadıdır. Aynı Kanun Hükmünde Kararname'nin 5 nci maddesi, kişi adlarının marka olarak tesciline olanak vermekte, 12 nci maddesinde de "dürüstçe ve ticari veya sanayi konularıyla ilgili olarak kullanılmaları koşulu ile kişi adının kullanılmasını marka sahibinin engellemeyeceği" hüküm altına alınmıştır.
Az önce belirtilen 12 nci madde hükmünün, ticaret ve sanayideki dürüstlük kural ve uygulamalarına aykırı düşmemek koşulu ile kişi adının marka olarak kullanılabileceği anlamına geldiği, böyle bir kullanım ile iltibas yaratılmaya gayret ediliyor veya o şekilde kullanma bir zorunluluk olmadığı halde sırf başkasının markasından yararlanmak amacıyla bu madde hükmü bahane ediliyorsa dürüst bir kullanımdan söz edilemeyeceği doktrinde kabul edilmiştir. (Bkz.Prof.Dr.Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, 1999, İstanbul , Sh.415,416)
Somut olayda, davalının açıklanan 12 nci madde hükmüne aykırı tarzda dürüstçe olmayan bir kullanımının varlığı iddia ve ispat edilememiştir.
Bu durumda, mahkemece, davanın reddi gerekirken, yazılı gerekçelerle kabulü doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle, davalılardan Cevat'ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy