(1163 S. K. m. 14/3, 81) (743 S. K. m. 642)
Taraflar arasında görülen davada Kırıkkale Asliye 1.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.09.2002 tarih ve 1998/750 - 2002/377 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Kooperatif ve davalı Cesur Vicdani Durudoğan vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan Cesur'un, diğer davalı kooperatifteki iki parsel hissesinden bir tanesini 04.4.1990 tarihli noter devir senedi ile müvekkiline devretmesine rağmen, davalılarca müvekkiline hisse devredilmediği gibi kooperatif ortaklığına da kabul edilmediğini ileri sürerek, davalı Cesur adına kayıtlı olan hissenin ve parselin müvekkili adına tescilini ve müvekkilinin davalı kooperatif ortaklığına kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cesur Vicdani D., davanın reddini savunmuştur.
Davalı kooperatif, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, Dairemiz'e ait 21.09.1998 tarihli ilama dayanılarak, davalılardan Cesur'un diğer davalı kooperatifin ortağı olduğu ve dava tarihi itibariyle en az bir payının bulunduğu, devir sözleşmesi gereğince bu payın davacıya ait olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı kooperatifin, diğer davalı Cesur adına kayıtlar olan bir adet hisse ve buna bağlı parselin davacı adına tesciline, davacının, davalı kooperatif ortaklığına kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar temyiz etmiştir.
1-Dairemiz'e ait 21.09.1998 tarihli bozma ilamında, 04.04.1990 tarihli sözleşme ile davacıya, davalının ortaklık payının devredildiği belirtildikten sonra, davalının iki parsel hissesinin tek parsele indirildiği, bu nedenle devrin hukuken ve fiilen mümkün olmadığı savunması üzerinde durulmadığı bildirilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde, belirtilen şekilde inceleme yapılmamıştır. Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesine, davalı kooperatife ait 1820 parselin (59.575) m2 olan yüzölçümünün İzmir İl İdare Kurulu'nun 22.08.1991 tarihli kararı ile (11.852) m2'si yol ve yeşil alana terkedildikten sonra kalan kısmın iki parçaya ayrılarak kooperatif adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, mahkemece kooperatif kayıtları, genel kurul tutanakları ve anasözleşmesi uzman bilirkişi aracılığıyla incelenerek, davalı adına kayıtlı payın yüzölçümü olarak değişikliğe uğrayıp uğramadığı, bu durumun davacının üye olmasına, satış ve müracaatına engel olup olmayacağı hususları araştırılarak tarafların tüm delilleri birlikte değerlendirilmek gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Yine, Dairemiz'in yerleşmiş uygulamasına göre, kooperatifçe inşa edilen konutlar üzerinde ferdi ilişkiye geçilmeden, diğer bir deyişle taşınmazlar üzerinde kat mülkiyeti sistemi kurulup her konut birer bağımsız bölüm niteliğini kazanmadan, bu konutların herhangi bir ortak adına tapuda tescili mümkün değildir. Somut olayda davalı kooperatifte ferdileşmeye geçilmediği anlaşıldığından mahkemece, tespit kararı verilmesi gerekirken, tescile karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy