(1163 S. K. m. 17)
Taraflar arasında görülen davada Kuşadası Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 16.12.2002 tarih ve 2001/783 - 2002/1273 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı iken ortaklıktan istifa ettiğini, istifanın 25.01.2001 tarihinde kabul edildiğini, 14.04.2001 tarihinde yapılan genel kurulda ödeme için yönetim kurulunun yetkilendirildiğini, ödenen aidatın iadesi için yapılan takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, davalının itirazın iptaline, takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, istifanın 2001 yılında gerçekleştiğini, 2001/ yılı bilançosu henüz tanzim edilip 2002 yılında yapılacak genel kurulda görüşülmeden icra takibinin yapıldığını, yine de müvekkilinin ödeme zamanı gelmeden iyiniyetle 4.milyar TL ödediğini savunarak davanın reddini, davacının % 40 kötüniyet tazminatına mahkumiyetini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından 14.04.2001 tarihli genel kurulda istifa eden ortaklara ödeme yapma kararının alındığı, bu çerçevede davacıya 02.10.2001 ve 07.11.2001 tarihinde toplam 4.milyar TL ödendiği, bu durumda ayrılan ortak için 2001 yılı içinde ödemeyi kabul ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile takibin 2.540.000.000 TL asıl alacak ve takip talebindeki faiz ile devamına, 4.milyar TL için itirazın iptali isteminin reddine, davalının % 40 icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Davacı, kooperatif ortaklığından ayrılmış ve yatırdığı parayı geri istemiştir. Koop. K. 17.madde hükmüne göre, ortaklıktan çıkan kişinin alacakları ayrılma yılı bilançosuna göre hesap edilir ve bilançodan bir ay sonra istenebilecek hale gelir. Davacının istifası 25.1.2001 tarihinde yönetim kurulunun 018 sayılı kararı ile kabul edilip, ödemenin genel kurulda alınacak kararla bildirilmesine karar verilmiştir. 1163 sayılı Koop.K. 17/1 maddesi hükümleri gereğince, dava konusu kooperatife yatırdığı paralarının iadesinden ibaret hakkını , ancak, ortaklıktan ayrıldığı 2001 yılı bilançosunun genel kurulca kabulünden bir ay sonra, 1163 sayılı Kanunun 17/2.maddesi uyarınca iade ve ödemelerin geciktirilmesi hakkında karar yoksa, istemek hakkına haiz olur. Oysa icra takibi 1.8.2001 tarihinde yapılmış olmakla, davacının yatırdığı paraların iadesini istemek hakkı doğmadan, zamansız takip açılmıştır. Her ne kadar, davalı kooperatif 2.10.2001 ve 7.11.2001 tarihinde davacıya kısmi ödemede bulunmuş ise de, bu ödemeler tamamen yönetim kurulunun inisyatifi ile yapılmış olup, 14.4.2001 tarihli genel kurulun 9.maddesinde istifa eden ortaklar yönünden bir karar alınmış ise de, bu karar yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı üzere , 2000 yılı itibariyle ortaklıktan ayrılan ortaklar için alınmış karardır. Bu itibarla, davacının kooperatife yatırdığı paraların iadesi hakkında dava açma hakkı doğmadan zamansız açtığı davanın reddine karar verilmek gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklandığı gibi bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy