(556 S. KHK. m. 62, 66/C, 67)
Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 3.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27.09.2002 tarih ve 2000/655 - 2002/865 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 16.09.2003 günde davacı avukatı B.Metin Çetin ile davalı avukatı Ercüment Erdem gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, "TUKAŞ" ibaresinin müvekkili adına tescilli marka olup,müvekkilinin bu marka ile uzun yıllardan beri emtia üretip sattığını ve ürettiği emtianın büyük bir kısmını ihraç ettiğini,davalının da,aynı emtia sınıfında ticaret yaptığını,ürettiği turşu,salça gibi ürünleri "TUTAŞ" ibareli etiket altında Avustralya'ya ihraç ettiğini yapılan tespitlerle öğrendiklerini, davalının eyleminin marka hakkına tecavüz oluşturduğunu,taklit marka ile yapılan ihracatın müvekkilinin ticari itibarını zedelediğini ileri sürerek,markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ile 556 sayılı KHK' nin 66/C ve 67 nci maddeleri uyarınca (150.000.000.000)TL maddi ve (100.000.000.000)TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili,müvekkilinin fason ürün üretip ihraç ettiğini,yurt dışındaki alıcının talebi üzerine "TUTAŞ" ibaresini ambalaj etiketinde kullandıklarını bu nedenle kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini,davanın zamanaşımına uğradığını,markaların kullanılış biçimleri yönünden birbirlerine benzemediklerini,iltibasın söz konusu olmadığını,davacının bir zararı bulunmadığını savunarak,davanın reddini istemiştir.
Mahkemece,taraflarca sunulan kanıtlar ve yaptırılan bilirkişi incelemesine göre,davalının "TUTAŞ" markasını yapıştırarak emtiayı üretip ihraç ettiği anlaşıldığından husumet itirazının yerinde olmadığı,zamanaşımı yönünden bir ve on yıllık sürelerin öngörüldüğü,davacının öğrenme tarihinin tespit tarihi olan 24.03.2000 olup,bunun aksi davalı tarafından kanıtlanmadığından davalının zamanaşımı itirazının reddedildiği,davaya konu markaların gerek kullanıldığı emtia gerekse yapı,renk ve şekil karakterleri yönünden benzerlik arz ettiği ve tecavüzün oluştuğu,davalının taklit marka nedeniyle elde ettiği gelirin (5.740.201.075)TL olup,takdiren %1'i oranında tazminata hükmedilmek gerektiği gerekçesiyle,markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine,(57.402.010)TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline,fazla istemlerin ve manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı,taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm davacı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak,dava marka hakkına tecavüz nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.Davacı vekili dava dilekçesinde açıkça 556 sayılı KHK' nin 66/c ve 67nci maddeleri hükümlerine dayanarak tecavüze uğrayan markanın bir lisans sözleşmesiyle davalıya verilmiş olması halinde elde edebilecek kazancın tahsilini talep etmiştir.Mahkemece,bu yönde bilirkişi incelemesi yapılmış ise de,alınan rapor maddi tazminatın hesabı yönünden yeterli bulunmadığı gibi davacı tarafça itiraza da,uğramıştır.Bu durumda mahkemece,dosyanın İstanbul Ticaret veya Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilerek marka konusunda uzman bilirkişilerce ve gerekirse Ticaret Odası'ndan sorularak davaya konu markanın emsali bir markanın lisans bedelinin tespit ettirilmesi bunun tespit edilememesi halinde davacının lisans bedeli olarak isteyebileceği tazminatın objektif verilere dayandırılarak tespiti ile oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken,yetersiz bilirkişi raporuna dayanarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3-Ayrıca,davacı vekili 556 sayılı KHK' nin 62.2.b maddesi hükmü uyarınca manevi tazminat talebinde bulunmuştur.Hüküm fıkrasında davacının bu isteminin reddine karar verilmiş ise de,gerekçe kısmında davacının bu istemi tartışılmamış ve redde ilişkin hiç bir açıklama yapılmamıştır.O halde mahkemece,davacının manevi tazminat isteminin ret gerekçesi de, açıklanmak gerekirken,bu hususun dikkate alınmaması da,isabetli olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda (1) No'lu bentte yazılı nedenlerle,davalı vekilinin tüm,davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) No'lu bentlerde açıklanan nedenlerle,kararın davacı yararına BOZULMASINA, 275.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21 nci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, temyiz harcı peşin alındığından davalıdan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 18.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy