(2918 S. K. m. 108)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Gaziantep Asliye 3.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 24.09.2002 tarih ve 2002/211 - 2002/800 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketler Birliği ve Ankara Anonim Türk Sigorta Şirketi vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi P. Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin oğlu olan Mehmet C.'un 01.09.2000 tarihinde davalıların maliki, sürücüsü ve trafik sigortacısı oldukları minibüsün çarpması sonucu vefat ettiğini, araca ait poliçeyi temin edemediklerinden Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliğinin de davalı gösterildiğini ileri sürerek davacılardan her biri için 7.500.000.000 TL'den toplam 15.000.000.000 TL maddi ve her bir davacı için 5.000.000.000 TL'den toplam 10.000.000.000 manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği vekili, poliçesi bulunan aracın verdiği zarardan Garanti Sigortası Hesabının sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıların maddi tazminata yönelik davasının kısmen kabulü ile 8.157.788.000 TL'nin Ankara Anonim Türk Sigorta Şirketi ile Türkiye Sigorta Reasürans Şirketler Birliğinin poliçedeki limitle sorumlu tutulması kaydıyla müteselsilen davalılardan alınmasına, dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine, davacılar vekili manevi tazminat talebinden vazgeçtiğinden bu konudaki talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği Karayolları Trafik Garanti Sigortası Hesabı ve Ankara Anonim Türk Sigorta Şirketi vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, maddi tazminata yönelik olarak verilen miktardan davalılar sigorta şirketi ve Karayolu Trafik Garanti Sigortası Hesabı poliçedeki limitle sınırlı olmak kaydıyla müteselsilen sorumlu tutulmuşlarsa da, Karayolları Trafik Garanti Fonu Yönetmeliğinin fondan karşılanacak zarar ve giderlerin düzenlendiği 8.maddesinin 6 ve c bentlerinde zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmaksızın trafiğe çıkarılan motorlu aracın kişilere verdiği zararlar nedeniyle zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamına ödenecek tazminat tutarları ile asgari teminat tutarlarının artırılmasına rağmen zeyilname düzenlenmeyip eksik teminatlı kalan motorlu araçların kişilere vereceği zararlarda yürürlükte zorunlu mali sorumluluk sigortası tarifesindeki teminatlar ile poliçede belirtilen teminatlar arasındaki fark tutarındaki tazminat ve tedavi giderlerinin fon tarafından karşılanacağı düzenlenmiştir. Buna göre davada Fonun tazminat tutarından sorumlu tutulabilmesi için davalı araca ait zorunlu mali sorumluluk sigortasının düzenlenmemiş olması veya poliçede belirlenen teminatların müsteşarlıkça belirlenen asgari teminatın altında kalması gerekmektedir. Davalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasının olup olmadığı araştırılmamıştır. Dosyada poliçe bulunmadığı gibi, davalı sigorta vekili, davalılara ait araca ilişkin poliçenin bulunmadığını ileri sürmektedir. Buna göre mahkemece öncelikle davalılara ait aracın kaza tarihinde geçerli zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunup bulunmadığının tespiti ile bulunması ve poliçe teminatlarının müsteşarlıkça belirlenen kaza tarihindeki asgari teminat limitlerine uygun olması halinde garanti sigortası hesabının sorumluluğunun olmayacağı, poliçe bulunmaması veya eksik teminatlı olması halinde ise o zaman garanti sigortası hesabının sorumlu tutulması gerektiği gözönünde alınmadan eksik incelemeyle hem garanti hesabının hem de sigorta şirketinin yazılı şekilde sorumluluklarına karar verilmesi doğru görülmemiş, davalılar sigorta şirketi ve garanti hesabının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
2- Davalı Sigorta Şirketi vekilinin esasa yönelik sair temyiz itirazlarına gelince, bozmanın sebep ve şekline göre bu hususların incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar sigorta şirketi ve garanti sigortası hesabı vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı sigorta vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy