(1136 S. K. m. 164)
Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 08.10.2002 tarih ve 2002/293 - 2002/349 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 16.09.2003 günde davacı asil M. K. ile davalı avukatı A. Z. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan davacı asil ve taraf avukatı dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Y. A. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankaca müvekkiline kullandırılan spot kredinin vadesi ve faizi belli olduğu halde değişken kredi faizi hesaplandığını, bu durumun sözleşmeye aykırı olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin faiz borcunun % 49 orana göre belirlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 01.12.2000 tarihinde % 130 faizle (3) ay vadeli spot kredi kullandığını, vade sonuna kadar kredinin küçük bir kısmını ödeyen davacının faiz oranının düşmesinden yararlanarak yeni bir vade ve faiz oranı üzerinden sözleşme yapmak istediğini, ancak müvekkilinin buna yanaşmadığını, davacının kötüniyetli olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş olup, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının davalı bankaya çektiği eleştiri niteliğindeki faksta istediği faiz oranının değil, değişken (rotatif) faiz oranının uygulandığını öğrenmesine karşın kredi almaktan vazgeçtiğini ihtar etmediği, krediyi kullanıp vadenin bitiminden sonra faiz oranının saptanmasını isteyemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 275.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21 nci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte davacıdan alınarak davalıya verilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 18.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy