(1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.12.2002 tarih ve 2002/160-2002/468 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan G. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif ortağı iken istifa ederek ayrıldığını, ödemelerinin iade edilmediği gibi 24.06.2001 tarihli genel kurulda yapılacak olan ödemelerin 1 ila 3 yıl geriye bırakıldığını, oysa yapılacak ödemelerin kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürmeyeceğini ileri sürerek, 11.400.000.000.TL. nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, genel kurulca alınmış erteleme kararı bulunduğunu, davacının ancak bilançoda payına düşeni isteyebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacıya yapılacak ödemenin kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürmeyeceği, davacının ödediği miktara %10 genel gider indirimi yapıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 9.486.144.000. TL. nın davalıdan 25.07.2001 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif üyeliğinden istifa nedeniyle birikmiş aidatların iadesi istemine ilişkindir.
Davalı kooperatifin 24.06.2001 tarihli genel kurulunda ayrılan ortaklara ödemelerin en erken bir yıl, en geç üç yıl içinde yapılması kararı alınmış, olup 122 ortağın kooperatif üyeliğinden ayrıldığı anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı ortağa yapılacak ödemelerin kooperatif mevcudiyetini tehlikeye sokmayacağı belirtilmiş ise de, yapılan değerlendirmenin sadece bir yıl ve daha kısa süreli ödenecek borçlar ile ayrılan üyelere ödenecek miktarlar baz alınarak yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece kooperatif ve muhasebe işlerinden anlar uzman bilirkişilerden oluşturulacak kurul aracılığıyla, kooperatiften ayrılanların tümü birlikte değerlendirilmek suretiyle yapılacak ödemelerin kooperatif mevcudiyetini tehlikeye düşürüp düşürmeyeceği ve dolayısıyla genel kurulun aldığı erteleme kararının yerinde olup olmadığı hususunun açığa çıkarılması konusunda denetlenebilir ve hükme dayanak yapmaya elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy