(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Orhangazi Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.11.2002 tarih ve 2001/177-2//2-494 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S
Ç
tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif üyeliğine girerken 3000 USD peşinat ile daha sonra da aidatlar toplamı olarak 850.000.000 lira yatırdığını, üyelikten istifasının kabulüne rağmen bu meblağların tahsili için başlatılan takibe, davalı tarafça kısmen itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiş ve %40 kötüniyet tazminatın tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, peşinatın da TL. üzerinden alındığı ve muhasebeleştirildiği, Genel Kurul kararlarının da bu yönde olduğu, TL. üzerinden yatırılan miktarların tamamının temerrüt faiziyle birlikte icra dosyasına davalı tarafça ödendiği gerekçesiyle, davanın reddine, %40 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı kooperatifin peşinata ilişkin dosyada mevcut 17.06.1998 tarihli yönetim kurulu kararında ve ödentilerin iadesini kabul eden aynı yönetimin 27.03.2000 tarihli yazısında geçen dolar ibarelerini lehine yorumlayan davacının, yabancı para üzerinden takip başlatmasının kötüniyetli kabul edilemeyeceği ve yargılama sonunda davacının haksız çıkmasının İİK'nun 67/2 nci maddesinde düzenlenen kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesinin tek koşulu olmadığı gözetilerek, davalı tarafın bu istemin reddine karar verilmesi gerekirken, üstelik karar yerinde somut gerekçeler gösterilmeden ve tartışılmadan, bu isteme ilişkin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün kötüniyet tazminatına ilişkin bölümünün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy