(1581 S. K. m. 19/B-a) (2004 S. K. m. 38)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kaynarca Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 13.02.2002 tarih ve 2001/195 - 2002/16 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı temsilcisi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı, ortağı olduğu davalı kooperatife aldığı kredi borcunu ödemek için başvurduğunda kendisine 5.200.000.000.-TL olarak büyük bir borç bildirildiğini, borcuna ilişkin faizlendirmenin fahiş olduğunu ileri sürerek, dava tarihi itibariyle asıl borç ve faizin mahkemece tespit edilmesini istemiştir.
Davalı temsilcisi, davacı hakkında derdest bir icra takibi veya dava olmadığından davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacının imzaladığı borç senetleriyle faizin kapitalize edilmesini kabul ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, 1581 sayılı yasa hükümlerine göre kooperatif borç senetleri İİK.nun 38 nci maddesi gereğince ilam mahiyetinde olduğundan davacının borcun tespitinde hukuki yararı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının dava tarihinde davalı kooperatife 2.836.602.176.-TL borçlu bulunduğunun tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı temsilcisi temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı temsilcisinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, davacının aldığı kredi nedeniyle davalı kooperatife olan borcunun tespiti istemine ilişkindir. Davacı, muhtelif tarihlerde 2202, 2203, 2204, 2205 ve 2274 nolu senetlerle davalı kooperatiften kredi kullanmıştır. Dosyada dava konusu senetlerden yalnızca 2274 nolu olanı mevcuttur. Anılan senette ve sözleşmede borcun yazıldığı tarihten itibaren yıl sonunda ve ayrıca yıl başından vade tarihine kadar geçen günler için % 45 oranında hesap ve kapitalize edilecek faiziyle birlikte vade tarihinden ( 30.09.1995'den ) borcun ödenmemesi halinde tahsil tarihine kadar geçecek müddet için ayrıca % 58 oranında faiz hesap ve kapitalize edilmesi, faiz oranlarının artırılması halinde ise, yeni oranlar üzerinden faiz tahakkuk ettirilmesi kararlaştırılmıştır. Borcun belirlenmesinde değinilen sözleşme koşullarına uygun değerlendirme yapılması gerektiğinden mahkemece diğer senetler de getirtilerek her bir senedin birbirinden bağımsız bir sözleşme olduğu gözetilerek hesap yapılması gerekirken senetler toplamı üzerinden faiz hesabı yapan yetersiz bilirkişinin raporuna dayanılarak hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3-1581 sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Kanunu'nun 19/B-a maddesine göre, Tarım Kredi Kooperatifleri'nin her türlü masraf ve harçlardan muaf olduğu gözetilmeden mahkemece davalının harç ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı temsilcisinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 15.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy