(1086 S. K. m. 74) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Urla Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.09.2002 tarih ve 2001/474 - 2002/379 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait teknenin ( 7000 ) ABD Dolarına satılması için davalı şirkete teslim edildiğini, tekne haricen satıldığı halde satış bedelinin ödenmediği gibi, teknenin de iade edilmediğini, bu hususta girişilen icra takibinin, davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının daha önce aynı konuda açtığı davadan feragat etmesi nedeniyle bu davanın da reddini gerektiğini, aksi kabul edilirse dahi, davacının kendi teknesini, müşterilerine ait başka bir tekne ile takas ettiğini, dört ay sonra takas etmekten vazgeçtiğini ancak bu süre için, aldığı tekneyi kullanması karşılığında bir bedel ödemediğini, ayrıca davacı teknesine bakım ve servis hizmeti verdiklerini, davacının toplam ( 3.500 ) ABD Doları olan borcuna karşılık hapis haklarını kullandıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve yemin deliline dayanılarak, davacının takas yoluyla davalıdan tekne almadığı, satış amaçlı olarak davalı şirkete bırakılan teknenin bakım giderlerinin ödendiği, teknenin davacı şirkete iade edilmediği gibi satış bedelinin de ödenmediği, davacıya ait teknenin değerinin ( 5000 ) ABD Doları olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, anılan meblağın dava tarihindeki kur karşılığının, 25.09.2000 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, İİK.nun 67.maddesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir. HUMK.nun 74.maddesi uyarınca, hakim her iki tarafın iddia ve savunmaları ile bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Bu durum karşısında, talep ve dava itirazın iptali istemine ilişkin olduğu halde, mahkemece alacağın tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Davalı vekili cevap dilekçesi ile, dava konusu teknenin kendilerinde olduğunu kabul etmiş ancak davacının borcu nedenle hapis haklarını kullandıklarını savunmuştur.
Davacının teknesi ile davalı şirketin başka bir müşterisine ait teknenin takas edildiği tarafların kabulündedir. Takas gerçekleşmemiş ise de taraflarca imzalanan 02.11.1998 tarihli "Kışlama Formu" başlıklı belgeden, davacıya ait tekneye davalı tarafından kışlık bakım yapıldığı ve ( 700 ) Alman Markı borç doğduğu anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında mahkemece, davalının tekneyi iade ile yükümlü olduğu gözetilerek uyuşmazlığın, davalının hapis hakkını kullanmasının haklı olup olmadığına göre çözümlenmesi gerekirken, ispat yükünün davacıda olduğu gözetilmeden, icapsız yemine dayanılarak, yazılı şekilde hüküm kurulması dahi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, ( 2 ) ve ( 3 ) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy