(6762 S. K. m. 1312/2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Nevşehir Asliye 2.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 28.11.2002 tarih ve 2002/423 - 2002/472 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait ve davalı sigorta şirketine nakliyat poliçesi ile sigortalı emtianın dava dışı taşıyıcı tarafından kamyonla taşınırken alıcıya teslim edilmediğini, davalı tarafından sigorta bedelini ödemediğini ileri sürerek, 1.200.000.000.-TL.nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Poliçe Genel Şartları'nın 5 nci maddesi uyarınca hasarın teminat dışı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, husumet nedeniyle davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 19.02.2001 günlü kararı ile davacı yararına bozulmuş, mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne dair verilen karar da Dairemizin 10.06.2002 tarih 2002/1830-5869 sayılı kararı ile bozulmuş olup, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, iddi, savunma ve dosyadaki belgelere göre, taraflar arasındaki sigorta sözleşmesinin 4 ve 5 nci maddelerinde sigorta muafiyetlerinin sıralanmış olduğu, davacının taşımayı kendi adamlarına yaptırdığı ve zararın onların hilesinden kaynaklanması nedeniyle sigorta teminatı dışında kaldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliyat sigorta poliçesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, Poliçe Genel Şartları'nın 5 nci maddesi incelenmek suretiyle zararın, davacının kendi adamının hile ve hurdasından kaynaklandığı gerekçe gösterilerek, rizikonun teminat dışında kaldığı sonucuna varılmıştır.
T.T.K.nun 1312/2 nci maddesine göre, sigortacı, taşıma işlerini görenlerin kasten veya kusurlarıyla sebebiyet verdikleri hasarları da tazmin ile mükelleftir. Somut olayda davacı, aksi kanıtlanamayan tanık beyanları ile ispatlandığı üzere, nakliye komisyoncusuna müracaat ederek kendisine ait yükün taşınması için kamyon temin edilmesini istemiş ve temin edilen kamyona emtianın yüklenmesinin ardından sigorta poliçesini düzenletmiştir. Olayın açıklanan bu özelliğine göre, davacı Poliçe Genel Şartları'nın 5 nci maddesinde belirtildiği şekilde taşımayı ne bizzat kendisi yapmış ve ne de adamlarına yaptırmıştır. O halde meydana gelen rizikonun bu madde kapsamında teminat dışı kaldığını söylemek mümkün değildir. Bu durumda mahkemece rizikonun sigorta teminatı içinde kaldığı kabul edilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken önceki bozma ilamı eksik değerlendirilerek yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy