(6762 S. K. m. 1299)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mersin Asliye 4. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 30.12.2002 tarih ve 2002/856-2002/406 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı şirket nezdinde tüm oto sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu dönemde meydana gelen su baskını sonucunda hasarlandığını, davalı sigorta şirketi ile hasarın (5.370.000.000) TL olduğu hususunda mutabık kalındıktan sonra, müvekkiline (4.280.000.000) TL ödettirilerek ibraname alındığını, mutabakatnameye aykırı olarak düzenlenen ibranamenin geçersiz olduğunu belirterek, eksik ödenen (1.070.000.000) TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki sigorta poliçesinin özel şartlar bölümünde sel ve su baskını sonucunda oluşacak hasarların %20'lik bölümünün sigortalı üzerinde kalacağına dair muafiyet şartı bulunduğunu, buna göre davacıya belirlenen hasar bedelinden %20 kesinti yapıldıktan sonra ödeme yapılıp ibraname alındığını, davacının iddia ettiği gibi ödenecek miktar konusunda bir mutabakatname bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara nazaran, poliçe özel şartlarında sel ve su baskını zararlarının % 20'sinin sigortalı üzerinde kalacağına dair şarta göre, davacının bu kısmı talep etme hakkının mevcut bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, 12.01.2002 tarihli mutabakatname başlıklı belgenin davalı sigortaca kabul gördüğünün davacı tarafından kanıtlanamaması, kaldı ki, 07.02.2002 tarihli ibraname ile de borcun sönmüş bulunmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 22.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy