(818 S. K. m. 44, 98/2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Küçükçekmece Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25.10.2002 tarih ve 2000/48-2002/1503 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili,müvekkilinin davalı bankanın Cennet mahallesi şubesi nezdinde vadeli mevduat hesabının bulunduğunu,bir süre önce hesap cüzdanını kaybettiğini ve durumu davalı bankaya bildirdiğini, buna rağmen bir üçüncü kişinin mevduat hesabı cüzdanı ve kimlik fotokopisi ibraz ederek,hesapta bulunan parayı çekerek hesabı kapattığını,bankanın bu işlemde kusurlu olduğunu belirterek, ( 481.995.114 )TL'nin vade sonundan itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hesabın bizzat davacı tarafından hesap cüzdanı ve kimlik aslı ibraz edilmek suretiyle kapatıldığını,davacının çeşitli tarihlerde para çekme işlemlerinde bulunup,bu ödeme belgelerindeki imzalarında hesap kartonundaki imzaya benzemediğini belirterek,davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma,dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına nazaran,hesap kapatma belgesindeki imzanın davacının eli ürünü olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, ( 481.995.114 )TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar,davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, dosya kapsamından, davacıya ait hesaptan para çekilirken, davacıya ait kimlik belgesinin de bankaya ibraz edildiği anlaşılmaktadır. Davacının kimliğinin kayıp olduğunu bankaya bildirmemekle, zararlandırıcı sonucun ortaya çıkmasında B.K.nun 98/2. maddesi yollamasıyla aynı Yasa'nın 44. maddesi uyarınca mudiinde birlikte kusurunun bulunup, bulunmadığı değerlendirilip, varsa derecesi tayin edilip, zarar miktarından tenkis edilmeden, yetersiz inceleme sonucu davanın tamamen kabulüne karar verilmesi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy