(1086 S. K. m. 193)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 12.11.2002 tarih ve 2001/933 - 2002/745 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, bu ve birleşen davada, davalılardan B... Sigorta A.Ş.'nin, müvekkil adına tescilli "Alo 24" markasını reklam ve broşürlerde kullanarak müvekkilinin marka haklarına tecavüzde bulunduğunu, diğer davalı Bayındır Holding A.Ş. ise "B... Servis Alo 24" markasını kendi adına tescil ettirerek, daha sonra, marka kullanım haklarını B... Sigorta A.Ş.ne devrettiğini ileri sürerek, davalıların,müvekkilinin marka hakkına tecavüz fiillerinin önlenmesini, "B... Servis Alo 24" markasının hükümsüzlüğüne ve marka sicilinden terkinine karar verilmesini, hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı tarafın kullandığı tescilli markadaki ibareler ile davacının markasındaki ibarelerin ayır edici kelimeler ile birlikte farklılık arzettiği, tarafların markalarının ayrı hizmet sınıflarında olması nedeniyle iltibas yaratmanın mümkün olmayacağı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, haksız rekabetin önlenmesi davasıdır. Davanın açılmış olduğu İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.05.2001 tarihli kararı ile dava dosyası, kendiliğinden İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmiştir.
Dosyayı gönderen Ticaret Mahkemesi ile Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişki, görev ilişkisidir. Bu durumda görevsizlik kararı veren mahkemenin HUMK.nun 193.maddesine göre dosyayı kendiliğinden görevli mahkemeye gönderme yetkisi bulunmamakta, davacının görevsizlik kararının kesinleşmesini müteakip on gün içinde görevli mahkemeye başvurarak davalıya tebligat yaptırması gerekmektedir.
Somut olayda görevli mahkemeye usulüne uygun olarak gelen bir dava bulunmadığından, davanın esas kaydına meşruhat verilerek mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekirken, HUMK.nun 193.maddesine aykırı ve usulsüz olarak, kendiliğinden gönderilen davanın görülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, ( 2 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy