(4721 S. K. m. 683) (1163 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ürgüp Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 24.09.2002 tarih ve 2001/318 - 2002/365 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatifin üyesi iken Yönetim Kurulu kararı ile üyelikten çıkarıldığını ve çıkarma kararının kesinleştiğini, ancak davalının kooperatif dairesini işgal ettiğini ileri sürerek davalının taşınması vaki müdahalesinin men'ine, taşınmazdan tahliyesine ve uğranılan zarar nedeniyle 500.000.000 TL. ecrimisilin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, kooperatif üyeliğinin devam ettiğini, taşınmazın kendisi tarafından oturulur hale getirildiğini bu nedenle de ecrimisil talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının çıkarma kararına karşı itirazda bulunmadığından kararın kesinleştiği, kararın 30.10.2001 tarihinde kesinleşmiş sayılacağı, bu tarihten dava tarihine kadar ecrimisil ödemekle yükümlü olduğu ve taşınmaza 35.000.000 TL masraf yaptığı gerekçesiyle davalının dava konusu taşınmaza müdahalesinin önlenmesine, davalı tarafından yapılan 35.000.000 TL giderin davacı tarafça mahkeme veznesine depo edilmesine, ecrimisil alacağı talebinin kısmen kabulü ile 20.000.000 TL ecrimisil alacağının faiziyle birlikte davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre ve davalının davacı kooperatiften olan aidat alacağının işbu davada konu edilmesinin mümkün bulunmamasına, davalının aidat alacağı varsa bu hususu 1163 Sayılı Yasanın 17.maddesi hükmü doğrultusunda ayrıca talep etme olanağının olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davacı kooperatif ecrimisil alacağı olarak 500 milyon TL'nin tahsilini talep ve dava etmişse de yapılan yargılama sonucunda mahkemece davanın kısmen kabulü ile 20.000.000 TL ecrimisil alacağının tahsiline hükmedilmesi karşısında, reddedilen miktar yönünden hüküm tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmediğinden kararın bu yönden davalı lehine bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy