(6762 S. K. m. 1299) (2918 S. K. m. 98, 99)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Üsküdar Asliye 2.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14.12.1999 tarih ve 1999/710 - 1999/953 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı sigorta şirketi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların maliki, sürücüsü ve zorunlu trafik sigortacısı bulunduğu aracın çarpması sonucu, müvekkili şirkete kasko sigortalı aracın uğradığı hasar bedelinin sigorta ettirene ödendiğini ileri sürerek, kusur oranına göre ( 154.320.000.- ) TL.nın ödeme tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar, duruşmalara katılmamış ve savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı sürücünün % 75 kusurlu bulunduğu, talep edilebilecek tazminat miktarının ( 154.320.000.- ) TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, anılan meblağın ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı sigorta şirketi vekili temyiz etmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacağın rücuan tahsili istemine ilişkindir. TTK.nun 1299 ncu maddesinin tekrarı niteliğindeki 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98 ve 99 ncu maddeleri uyarınca, sigortacı, rizikonun gerçekleştiğinin ihbarı tarihinden itibaren 8 iş günü içinde, zorunlu trafik sigortası limiti içinde kalan zarar tutarını hak sahibine ödemekle yükümlüdür. Davacının, davalı sigorta şirketini temerrüde düşürmemiş olması halinde, davalı sigortacının, dava tarihinden itibaren temerrüde düştüğü kabul edilmelidir. Somut olayda, dosya kapsamından davacının, davalı sigorta şirketine ihbar ve bildirimde bulunup bulunmadığı anlaşılamamaktadır. Bu durum karşısında mahkemece davalı sigorta şirketinin temerrüde düşüp düşmediği tespit edilerek, temerrüt faizine hükmedilirken bu hususun dikkate alınması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı sigorta şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı sigorta şirketi yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy