(6762 S. K. m. 3, 21)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 14. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.12.2002 tarih ve 2001/501-2002/879 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait ve davalı şirkete kasko sigortalı aracın 21.04.2000 tarihinde çalındığını, davalının kasko bedelini ödemediğini ileri sürerek, şimdilik 400.000.000 TL. sigorta bedeli ve 10.000.000 TL. kullanım kaybının olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 28.02.2002 tarihli ıslah dilekçesiyle müddeabihi 3.500.000.000 TL.ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davacının aracını çalınmadan önce üçüncü bir şahsa devrettiğini ve aracın rent a car olarak kullanılmaya başlandığını bu nedenle müvekkilinin muvafakati dışında menfaat sahibi ve kullanım tarzı değiştirildiğinden sözleşmenin feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı savunmalarının ispat edilemediği aracın rayiç değerinin 3.500.000.000 TL. olduğu. Olayın özelliğine göre yasal faiz yürütülmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne 3.500.000.000 TL.nin 11.06.2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayalı tazminat isteğine ilişkindir. Davacı vekili, dava dilekçesinde reeskont oranında faiz talep etmiş olup, mahkemece, olayın özelliği gerekçe gösterilerek yasal faize hükmedilmiştir. TTK.nun 3. maddesine göre ticari müesseseyi ilgilendiren bütün muamele ve fiiller ticari işlerdendir, aynı yasanın 21.2. maddesine göre taraflardan yalnız biri için ticari iş mahiyetinde olan muvaleleler diğeri için de ticari iş sayılır. Ticari işlerde, 3095 sayılı Kanun'un 4489 sayılı Kanun ile değiştirildiği 1.1.2000 tarihinden sonraki dönemde değişik 2/2. maddesi hükmü gözetilmek ve infaz aşamasında dikkate alınmak üzere reeskont faiz oranının üzerinde olduğu takdirde avans faiz oranının uygulanması gerekmektedir. Ancak 5.7.2001 havale tarihli dava dilekçesinde bu değişikliğe rağmen davacı vekili reeskont oranında faiz talep edip açıkça avans faizinden bahsetmediğinden somut olayda talebe uygun olarak 11.06.2000 tarihinden 17.5.2002 tarihine kadar %60, bu tarihten 01.04.2003'e kadar %55, bu tarih ile 14.06.2003 tarihi arasında aylık %2,5, 14.06.2003 tarihinden itibaren de %50 oranında reeskont faizi hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK.nun 438/7 maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması cihetine gidilmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün 2. satırındaki yasal faiziyle ibaresi çıkarılarak yerine 17.5.2000 tarihine kadar %60, bu tarihten 01.04.2003 tarihine kadar %55, bu tarih ile 14.06.2003 tarihi arasında aylık %2,5, 14.06.2003 tarihinden itibaren de %50 ve değişen oranlarda temerrüt faiziyle ibaresi eklenerek hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy