(1086 S. K. m. 9/2, 21) (2918 S. K. m. 110)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25.12.2002 tarih ve 2002/1295 - 2002/1701 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların maliki, sürücüsü ve zorunlu trafik sigortacısı bulunduğu aracın çarpması sonucu, müvekkil şirkete kasko sigortalı aracın uğradığı ( 329.000.000 ) TL hasar bedelinin sigorta ettirene ödendiğini ileri sürerek, anılan meblağın ödeme tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilinin talep etmiştir.
Davalı belediye başkanlığı vekili ile Ali A. yetkili mahkemenin Antalya Mahkemeleri olduğunu, talebin haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı sigorta şirketi, savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, HUMK.nun 9/2 maddesi 2.cümlesi uyarınca, kanunun ortak yetkili mahkeme tayin ettiği hallerde, davalılardan birisinin ikametgahında dava açılamayacağı, HUMK.nun 21.maddesi uyarınca davalıların yetki itirazının yerinde olduğu, davalı sürücünün 8/8 kusurlu bulunduğu, talep edilebilecek tazminat miktarının ( 329.887.225 ) TL olduğu gerekçesiyle, davalılar M.... Belediyesi ve Ali A. hakkındaki dava yönünden mahkemenin yetkisizliğine, dosyanın bu davalılar yönünden tefriki ile Antalya Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, A... Sigorta A.Ş. hakkındaki davanın kabulü ile ( 329.000.000 ) TL.nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte bu davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacağın rücuen tahsili istemine ilişkindir. HUMK.nun 9/2 maddesi uyarınca, bir davada davalı sayısı birden fazla ise, bunlardan birisinin ikametgahı mahkemesinde dava açılabileceği gibi aynı kanunun 21.maddesi uyarınca, haksız fiilin vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir. Yine 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 110. maddesi uyarınca, motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, zorunlu trafik sigortacısının ikametgahı mahkemesinde de açılabilir. Bu maddede de belirtilen kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde dava açılabileceği kuralı, kesin yetki kuralı olmayıp, davacıya tanınan bir seçimlik haktır.
Somut olayda da, davalı zorunlu trafik sigortacısının ikametgahı mahkemesinde dava açıldığına göre, davanın haksız fiilin vuku bulduğu ortak yetkili yer mahkemesinde görülmesi gerektiğine ilişkin mahkemenin kabulü doğru değildir. O halde dava yetkili mahkemede açılmış olup, bir kısım davalıların yetki itirazlarının reddi ile işin esasının incelenmesi gerekirken, bu davalılar bakımından yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy