(1086 S. K. m. 432/4, 433) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 1.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 17.09.2002 tarih ve 1999/123 - 2002/703 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının işlettiği gemi için müvekkilinden satın aldığı yakıt bedelini ödemediğini ileri sürerek, davalının aleyhine girişilen icra takibine vaki itirazının iptali ve inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin tüm borcunu ödediğini, açılan davanın mükerrer tahsile yönelik olduğunu, fazla ödeme için istirdat haklarını saklı tuttuklarını savunarak, davanın reddi ile % 40 haksız takip tazminatı istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalının 41.097 USD lık yakıt aldığı, faturaların her iki şirket kayıtlarında da gösterildiği, bu borca mahsuben takipten önce 5.000 USD ödendiği, bakiye 37.197 USD nin takip tarihi itibariyle borcu olup, takipten sonra 41.089 TL ödeme yaptığı gerekçesiyle takip tarihinden sonra yapılan ödemeler icra müdürlüğünce nazara alınmak üzere itirazın iptaline, 37.197 USD'ne takipten sonra yıllık % 8 döviz faizi uygulanmak üzere takibin devamına ve asıl alacak miktarının % 40 oranında inkar tazminatın davalıdan tahsiline, davalı tarafça yapılan 4.000 USD ödeme düşülmeden takip konusu yapıldığından bu miktar üzerinden haksız takip tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Davacı vekili, HUMK'nun 433.maddesine göre temyize cevap ile birlikte katılma yoluyla temyiz isteminde bulunmuştur. Ancak, temyiz harcı süresinde yatırılmadığı gibi, dilekçe temyiz defterine kayıt dahi edilmemiştir. O halde davacı vekilinin temyiz isteminin HUMK'nun 432/4 maddesi gereğince reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
a) Dava İ.İ.K'nun 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır. Davacı alacaklı, takip talebinde alacağını, yakıt bedeli ve işlemiş faiz olarak sınırlandırmış ve dava dilekçesinde de harca esas değeri 17.000 USD olarak göstermiş ve kısmi itirazın iptalini istemiştir. Mahkemece ise, takip konusu alacağın tümü üzerinden değerlendirme yapılarak takipten önceki kısmi ödeme dışında kalan miktar açısından harca esas değeri aşacak şekilde itirazın kısmen iptaline karar verilmiştir. Dava dilekçesindeki takip ve davanın itirazın iptali davası olduğu gözetilerek değerlendirme yapılması gerekirken, mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirmiştir.
b) Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, 2/a nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2/b nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 23.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy