(6762 S. K. m. 644, 708, 720)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Fatih Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 13.11.2002 tarih ve 2002/712-869 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlupınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı tarafından keşide edilen iki adet çekin müvekkilince ciro yoluyla dava dışı Cengiz T. isimli şahıstan alındığını, ancak çeklerden birinin bankaya ibrazında karşılığının olmadığını, davalının ödeyeceğini söylemesine rağmen, bankaya çalındığını bildirerek ödenmemesi konusunda talimat verdiğin ileri sürerek çek bedelleri karşılığı olan 860.000.000 TL.nin davalıdan faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya konu çeklerin çalındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının çeki elinde bulunduran davacının kötü niyetli hamil olduğunu iddia etmediği ve istirdat davası açmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
1-Dava, ciro yoluyla iktisap edilen çek bedellerinin tahsili istemine ilişkindir.
Davaya konu edilen 10.07.2002 keşide tarihli ve 400.000.000 TL. bedelli çekin hamili olan davacı işbu çeki TTK.nun 708. maddesinde öngörülen sürede muhatap bankaya ibraz edip bu durumun, aynı yasanın 720. maddesi hükmüne göre belirlenmesini sağlamamış olduğundan bu çeke dayalı olarak kambiyo ilişkisi içinde müracaat hakkını yitirmiş bulunmaktadır. Davacı ile davalı arasında temel bir borç ilişkisi de bulunmadığına ve davacının TTK.nun 644. maddesine dayalı bir talebi de söz konusu olmadığına göre anılan çeke yönelik istemin reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, davalının temyiz itirazının kabulü gerekmiştir.
2-Davaya konu 28.08.2002 tarihli, 460.000.000 TL. bedelli çeke gelince; süresinde muhataba ibraz edilmiştir. Ancak davalı keşideci, çekin rızası hilafına elinden çıktığı ve esasen çekteki imzanın kendisine ait olmadığını savunduğundan, imza inkarı çeki elinde bulunduran herkese karşı ileri sürülebilen mutlak def'i niteliğinde olup, hamilin iyiniyet savunması dinlenemez. Bu nedenle anılan çek yönünden mahkemece imzanın keşideciye ait olup olmadığının araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde bu çeke yönelik isteminde kabulü doğru görülmemiş, davalının bu çeke yönelik temyiz itirazının da kabulü gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) ve ( 2 ) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy