(1086 S. K. m. 9, 10) (818 S. K. m. 73)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.09.2002 tarih ve 2000/835 - 2002/557 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Ankara'dan Paris'e gerçekleştirdiği karayolu ile taşıma işine ilişkin taşıma bedelini davalının kısmen ödememesi üzerine, ödenmeyen 2.234 DM.ın aynen yada fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının tahsili için başlatılan takibin, davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, icra-inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, süresinde yetki itirazında bulunmuş, borcun ödendiğini de savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen 24.04.2002 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının takibe konu borç bölümünü ödediğine ilişkin belge sunamadığı, yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile itirazın 1645.99 DM üzerinden iptaline, bu meblağın % 40'ı üzerinden ve takip tarihindeki kur karşılığı hesaplanan 174.975.600.-TL icra-inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, navlun alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali davasıdır.
Davalı-borçlu taşıtan vekili, takibe sadece borcun esası bakımından itiraz etmiş, yargılama sırasında da, mahkemenin yetkisine ikametgah esasına dayalı olarak süresinde itiraz etmiştir. Takip ve dava, davacı şirketin merkezi Bakırköy'de başlatılmış ve açılmış olup, davalı şirketin merkezi İskenderun'dur.
Dairemiz uygulamasına göre, borcun esası çekişmeli ise, mahkemenin yetkisi artık, sözleşmenin kurulduğu veya uygulandığı yere ilişkin HUMK.nun 10 ncu maddesi hükmüne göre değil, HUMK.nun 9 ncu maddesindeki ikametgah esasına göre belirlenmelidir. Zira, borca itiraz durumda, çekişme, artık salt, bir miktar paranın ödenip ödenmemesine ilişkindir.
Bu durumda, yetki itirazının kabulü ile yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken, somut olayda uygulama yeri bulunmayan BK.nun 73 ncü maddesi gerekçe yapılarak davacı alacaklının ikametgahının bulunduğu yer itibariyle mahkemenin yetkili olduğu kabul edilerek, esasa girilmesi doğru olmamıştır.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ( 2 ) nolu bentte açıklanan nedenle, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy