(2918 S. K. m. 20/d) (6762 S. K. m. 1269, 1270)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Salihli Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21.11.2002 tarih ve 2001/425 - 2002/578 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait ve davalı şirkete kasko sigortalı aracın uğradığı ( 795.000.000.- ) TL hasar bedelinin, usulüne uygun müracaata rağmen ödenmediğini ileri sürerek, anılan meblağın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu araç üzerindeki menfaat sahibinin değişmesi sebebiyle sigorta sözleşmesinin kendiliğinden feshedilmiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, hasar bedelinin sigorta teminatı kapsamında bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Davacı adına sicilde kayıtlı olup davalı sigorta şirketine kasko sigortalı aracın haricen satışı sonucunda el değiştirdiği savunulduğuna, bir başka ifadeyle 2918 sayılı Kanun'un 20/d maddesine göre yapılmış geçerli bir satış işlemi gerçekleşmemiş olmasına göre, davalı tarafın, araç üzerindeki menfaat değişikliği yolundaki savunmasının reddi gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. TTK.nun 1269 ncu maddesi uyarınca malı rehin alan kimse o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi aynı Yasa'nın 1270 nci maddesi hükmü gereğince, bir başkasının da rehin konusu malı, rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. Böyle bir durumda, sigortalı durumunda olan rehin hakkı sahibi olduğuna göre, sigortadan tazminat talep etme hakkının da öncelikle ona ait olması gerekir. Sigorta ettiren, ancak sigortalı malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta edilenin açık muvafakatini almak ve o suretle sigortadan, şayet kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat istemek hakkına sahip olur.
Somut olayda da, sigorta poliçesinin incelenmesinden, dava konusu aracın, davacı tarafından, kendilerinin dain ve mürtehini olan, dava dışı E... Bankası Salihli Şubesi yararına sigorta ettirildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında mahkemece, davacılık sıfatının araştırılması bakımından, davacıya, asıl dava ve talep hakkına sahip sigortalı bankadan, davaya muvafakatleri olduğunu belgelendirmek için mehil verilmesi, bu usuli işlem tamamlandığı taktirde, davacının dava hakkının bulunduğunun kabulü ile işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin araç üzerindeki menfaat değişikliğine ilişkin temyiz itirazının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy