(818 S. K. m. 249)
Dava : Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 1.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 01.11.2002 tarih ve 2001/60 - 2002/811 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin, davalının maliki olduğu oteli 01.06.2000 tarihli kira sözleşmesi ile yıllık kira bedeli 10.000 USD'den 5 yıl süre ile kiraladığını, müvekkilinin oteli işletmeye başladıktan sonra Turizm Bakanlığı'nca verilen işletme ruhsatının iptal edildiğini ve 06.10.2000 tarihinde mühürlendiğini, kira sözleşmesinin 8 nci maddesi uyarınca, davalının ruhsat almakla sorumlu olduğunu, ayrıca bekçinin davalının adamlarınca dövülerek kovulduğunu, yine müvekkilinin yıllık kira bedelini ödemesine rağmen oteli 4 ay kullandığını, bakiye 8 aylık kiranın davalıda kaldığını ileri sürerek, fazla ödenen kira bedeli, otele yapılan masraflar ve bir yıllık kâr mahrumiyeti bedeli toplam 19.610.000.000.-TL.nın faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin yapıldığı tarihte Turizm Bakanlığı'nca verilmiş bir işletme ruhsatının bulunmadığını, otelin Turizm Yatırım Belgesi ile işletildiğini ve bu durumu davacının bildiğini, yıllık kira bedelinin ise 20.000 USD olduğunu, deprem nedeniyle otelde bazı değişikliklerin yapılması için yatırım belgesinin geçici olarak durdurulduğunu, tadilatların yapıldığını ancak ruhsat işlemlerinin gecikmesi nedeniyle Jandarma tarafından otelin kapatıldığını, müvekkilinin elinde olmayan nedenlerle 06.10.2000 - 07.11.2000 tarihleri arasında otelin kapalı kaldığını, bu dönemin mevsimlik olan otelin çalışmadığı döneme ilişkin olduğunu, yapılan masrafların sözleşmeye aykırı yapıldığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, kira sözleşme tarihi itibariyle işletme ruhsatının bulunmadığı, davacının, bunu bilerek sözleşmeyi yapıp tadilatlar yaptığı, kaldı ki, kira sözleşmesinin 15 ve 17 nci maddeleri uyarınca kiralayanın muvafakati olmadan değer artırıcı işler yapılamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, davalının maliki olduğu otelin kiralandığını, ancak, davalının kira sözleşmesinin 8 nci maddesinde düzenlendiği şekilde işletme ruhsatını almadığından otelin mühürlendiğini, ayrıca, otelin yıllık kira bedeli olan 10.000 USD.nin ödenmesine rağmen otelin 6 ay süre ile kullanıldığını ileri sürerek, fazla ödenen kira bedeli, otele yapılan masraflar ve bir yıllık kar mahrumiyetinin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, bilirkişi kurulundan rapor alınıp davanın reddine karar verilmiş ise de, alınan rapor hüküm kurmaya yeterli değildir.
Davacının kira sözleşmesini yaptığı 01.06.2000 tarihinde her ne kadar otelin işletme ruhsatının olmadığı, Turizm Bakanlığı İşletmeler Genel Müdürlüğü'nün 25.06.2002 tarihli yazısında açıkça belli ise de, taraflar arasındaki sözleşmenin 8 nci maddesinde işletme ruhsatının alınması malik olan davalıya yüklenilmiştir. İlgili sözleşme hükmü aksine, bu eksikliğin giderilmesini davacı tarafa yükleyen bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ayrıca, davacı tarafından sunulan sözleşme nüshasında kira bedeli 10.000 USD olarak gösterildiği halde, davalı tarafından sunulan nüshada kira bedeli kısmı boş olup, davalı tarafından kira bedelinin 20.000 USD olduğu savunulmuştur. Mahkemece bu yön üzerinde de durulmadığı gibi, tarafların iddia ve savunmaları yine, taraflar arasında düzenlenen sözleşme hükümleri dikkate alınmak suretiyle değerlendirme yapılmamıştır. Bu itibarla, mahkemece, aralarında davaya konu kira sözleşmesinin konusuna göre, Turizm ve otelcilik konusunda uzman bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi kuruluna dosyanın tevdii ile Yargıtay denetimine elverişli rapor alınmak, kira sözleşmesi hükümleri değerlendirilmek ve tarafların itirazları karşılanmak suretiyle, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy