(6762 S. K. m. 1301) (2918 S. K. m. 52)
Dava : Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4.Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.12.2002 tarih ve 2002/1294 - 2002/1710 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacının, TTK.nun 1301 nci maddesi hükmüne dayalı olarak davalılar aleyhine açtığı rücu davası sonucunda, mahkemece, davanın reddine dair verilen hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, olayın ani gelişimi karşısında, davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın, davacıya kaskolu araca çarpmak zorunda kaldığı ve alacağı bir önlemin kalmadığı sonucuna varılarak, kaskolu araç sürücüsü tam kusurlu bulunmuştur.
Oysa, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52 nci ve Yönetmeliği'nin 101 nci maddesinde, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurulmasının, güvenli bir takip mesafesi bırakılmasının zorunlu olduğu hükme bağlanmıştır.
Bu durumda, mahkemece, uzman başka bir bilirkişi ya da kurulu seçilerek, açıklanan noktanın da değerlendirildiği bir rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, kusur konusunda yetersiz rapora dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy