(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20.11.2002 tarih ve 2002/658-1221 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin üyesi olan davalı kooperatifin birlik aidat borcunu ödememesi nedeniyle tahsili için yapılan icra takibine davalının itiraz ettiğini iddia ederek, itirazın iptaline, takibin devamına, %40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, üye sayılarının 8'e indiğini, Aralık 2000 yılı itibariyle aidatları yatırıp borçlarının kalmadığını, sonraki dönemler için 117.000.000 TL. borçlarının olduğunu, bunu da ödediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, 65.500.000 TL. asıl alacak ve 169.700.000 TL. gecikme tazminatı olmak üzere 235.200.000 TL. için davalının itirazının iptaline, takibin devamına, asıl alacağa %10 gecikme tazminatı yürütülmesine, asıl alacağın %40'ı miktarında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, üst birlik aidat alacağının tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda aidat miktarı, üye olan kooperatiflerin ortak sayısı esas alınarak belirlenmektedir. Davacı, davalı üye kooperatifin 13 ortağı bulunduğunu ileri sürerek 2001 yılının tüm aylarına ait aidat borcunu ödemediğinden bahisle takibe geçmiştir. Davalı vekili ise, ortak sayısının 8 olduğunu, istifa edenler bulunduğunu, borcun ödendiğini savunmuştur. Mahkemece, davalının 13 ortağı bulunduğunu esas alan bilirkişi raporu nazara alınarak hüküm kurulmuştur. Ancak, savunma üzerinde hiç durulmamış, davalı kayıtları üzerinde bir inceleme de yapılmamıştır. Her ne kadar dosya içerisinde bulunan davalı kooperatifin 9.6.2001 tarihli genel kurul toplantısından üye sayısının 14 olduğu anlaşılmakta ise de, sonraki aylarda üye sayısında bir değişiklik bulunup bulunmadığı belirlenmemiştir. O halde, üst birlik aidat borcunun, üye kooperatifin bir ortağı için 1.000.000 TL esas alınarak belirlendiğine göre, talep edilen dönem itibariyle davalı kayıtları üzerinden inceleme yapılarak gerçek üye sayısının tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu yönüyle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy