(6762 S. K. m. 23)
Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 04.10.2002 tarih ve 1998/1781-2002/745 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve mukabil davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl davada müvekkilinin üstlendiği taşımaya ilişkin sözleşmeyi davalı taşıtanın haksız yere feshettiğini ileri sürerek, toplam 3.500.000.000 lira menfi ve müsbet zararının faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, asıl davanın reddini istemiş, açtığı birleşen davada, karşı davalı taşıyanın sözleşmede belirlenen bedelden daha yüksek ücret tahakkuku yaptırdığının müvekkilince ödemeden sonra anlaşıldığını, sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini ileri sürerek, fazla ödenen 7.366.987.141 liranın faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, birleşen davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, taşıyan Ltd. Şti.nin, ton başı dolar miktarının ne kadar olduğunu göstermeden TL. üzerinden düzenlediği faturalar nedeniyle taşıtan A.Ş.nin ilk anda farkedemediği taşıma bedelinin yüksekliğini ödedikten sonra farkedebildiği, sözleşmenin esas unsurlarından olan taşıma bedelindeki çıkan ihtilaf nedeniyle sözleşmeyi taşıtanın feshetmekte haklı olduğu, fazla ödenen miktarın 6.055.364.539 lira olduğu gerekçesiyle, asıl davanı reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davacı- birleşen davada davalı Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir.
Asıl dava, davalı taşıtanın sözleşmeyi haksız feshettiği iddiasına dayalı tazminat, karşı dava ise, sözleşmenin haklı olarak feshedildiği iddiasına dayalı istirdat istemine ilişkindir.
Asıl davacı taşıyanın düzenlediği faturalar, davalı taşıtan tarafından itiraza uğramayarak, kesinleşmiş ve çekincesiz olarak ödenmiş olup, ödeminin fazla yapıldığının sonradan anlaşıldığı iddia edilerek, sözleşme feshedilmiştir.
Mahkemece, sözleşmenin esas unsurlarından olan bedel noktasında taşıyanın sözleşmeye aykırı davrandığı sonucuna varılarak, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, faturalar kesinleştiğine göre, TTK.nun 23 ncü maddesi dikkate alınarak, karşı davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle aksi sonuca varılması doğru olmamıştır.
Öte yandan, başka bir fesih nedeni iddia edilmemiş olup, faturalar bedel kesinleştiğine ve bedele ilişkin davalı taşıtanın dayandığı fesih nedeni haksız olduğuna göre, haksız feshe dayalı asıl davanın miktar bakımından esasına girilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile asıl davanın reddi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl davada davacı, karşı davada davalı taşıyan vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile her iki davada verilen hükmün davacı-karşı davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy