(1163 S. K. m.1, 17/1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Elazığ Asliye 1.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 28.05.2002 tarih ve 2000/81-2002/459 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif üyesi iken istifa ettiğini, kooperatife yaptığı ödemelerin iadesi için yapılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davacının ödemelerinin kendisine iade edilmemiş olduğu, kooperatifin zor durumda olması nedeniyle müteakip genel kurul kararıyla üyelikten çıkarılmış olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 1.788.000.000.TL. üzerinden devamına, işlemiş faiz yönünden takibin iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve ilke olarak kooperatif üyeliğinden ayrılanların alacakları hakkında 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17/1. maddesi ile ana sözleşme hükümlerinin gözetilerek alacak miktarının belirlenmesi gerekirken davalı kooperatifim bu yöne ilişkin bir itirazı bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, kooperatiften ayrılan ortağın ödemelerinin tahsili için yaptığı icra takibine vaki itirazın iptali isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, icra takibinde alacak miktarına takip tarihinden itibaren %98 oranında faiz talep etmiş olup, bu faiz oranının dayanağı açıklanmadığı gibi, mahkemece de bu yönde bir inceleme yapılmamıştır. Kooperatif ile ortağı arasındaki ilişkinin Koop. K.'nun 1. maddesi hükmü uyarınca ticari nitelikte olmadığı, bu nedenle adi işlere ilişkin temerrüt faizine hükmedilmesi ve hükmedilen miktara uygulanacak faiz oranının infazda tereddüde yer bırakmayacak şekilde belirlenip, gösterilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Bunun yanında mahkemece davacının işlemiş faize yönelik talebinin reddedilmiş bulunmasına göre, reddedilen miktar üzerinden davalı vekili yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde ücrete hükmedilmemesi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın BOZULMASINA,ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy