(1163 S. K. m. 10)
Taraflar arasında görülen davada İzmir 8.Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 27.11.2002 tarih ve 2002/1194 - 2002/1325 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil kooperatif ortağı olan davalının, müvekkile aidat borcu bulunduğunu, bu hususta girişilen icra takibinin, davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacı kooperatif ortaklığından istifa ettiği tarihten sonraki döneme ilişkin olarak talepte bulunulduğunu savunarak, davanın reddini istemiş ve % 40 kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davalının ortaklıktan çıkma iradesini noter aracılığıyla davacıya bildirdiği, davaya ve takibe konu edilen alacakların ise bu tarihten sonraki döneme ilişkin olduğu gerekçesiyle davanın reddine, % 40 kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı ortağın davacı kooperatife olan aidat borcunun tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı ortağın, noter aracılığıyla keşide ettiği ve 25.10.1999 tarihinde davacı kooperatife tebliğ edilen ihtarname ile ortaklıktan istifa ettiği anlaşılmaktadır. Ancak davacı kooperatifin iddiasına göre, davalı ortak, meskeninin iade etmediği gibi, daha sonra dava dışı Abdülhakim Gül'e satmıştır. Dosyaya sunulan 03.10.1997 ve 19.07.2002 tarihli tapu kayıtları da bu iddiayı doğrular mahiyettedir. Ancak bahse konu tapu kayıtlarının "edinme sebebi" sütunları ile birlikte dosyaya getirilmemesi sebebiyle, bu iddiayı denetlemek mümkün olmamıştır.
1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 10.maddesinde düzenlenen istifa, ortaklıktan çıkma anlamına gelir ki, ortaklıktan çıkma iradesi ile birlikte ortaklık payı dahil, ortaklıktan kaynaklanan tüm hakların kooperatife iadesi ile hüküm ifade eder aksi halde ortağın, ortaklıktan kaynaklanan tüm hak ve yükümlülükleri devam edecektir.
Somut olayda, davalı, konutunun tapusunu almıştır. Davalı, aidatların talep edildiği dönemde de konutunu iade etmemiş ise, davacı kooperatifin yaptığı altyapı hizmetleri ile genel harcamalardan istifade edeceğinden, aidat bedelini de ödemekle yükümlüdür. O halde mahkemece davacının iddiaları üzerinde durularak, aidat bedeli talep edilen dönemde dava konusu konutun menfaatinin kime ait olduğu, davalının istifa beyanının, kendisine tahsis edilen konutu kooperatife bırakma iradesini taşıyıp taşımadığı, başka bir deyişle, davalının akçalı yükümlülüklerinden kaçınma amacına yönelik olup olmadığı tespit edilmek ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeyle hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı kooperatif yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy