(6762 S. K. m. 644)
Dava : Taraflar arasında görülen davada Mersin Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 22.11.2002 tarih ve 2002/19 - 2002/825 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davalı şirketin müvekkillerinden Hızır İlyas K. lehine keşide ettiği çekin, diğer müvekkiline ciro edildiğini, çeki ilamsız icra yolu ile takibe koyan Kemal'in davalı aleyhine açtığı itirazın iptali davasının reddedilip kesinleşmesi üzerine, Kemal yönüyle, TTK.nun 644 ncü maddesine dayalı işbu davanın açıldığını, Hızır İlyas'ın ise davalıya ödünç para verdiği için lehdar olduğunu, işbu davanın Hızır İlyas bakımından temel ilişkiye dayalı alacak davası olduğunu, müvekkillerinin alacak hakları farklı hukuki nedenlere dayalı ise de, aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğunu ileri sürerek, çek bedeli 1.626.730.000.-TL.nın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def'inde, kesin hüküm itirazında bulunmuş, temel ilişki nedeniyle değil, teminat için çekin keşide edildiğini savunarak, davanın usul ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlar doğrultusunda, davalılardan Kemal'in ciro ile yetkili hamil olduğu, davalının teminat çeki savunmasını ve ödediğini kanıtlayamadığı, temel ilişkinin varlığının kabulü gerektiği sonucuna varılarak, davanın davacılardan Kemal Kaya bakımından kabulüne, diğer davacının, çeki ciro edip, bir hakkı kalmadığından, onun bakımından davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Davacılardan Kemal'in, çekin son hamili olduğu, davalı keşideci ile bu davacı arasında temel ilişki bulunmadığı açık olup, esasen dava, dava dilekçesinde bu davacı yönüyle açıkça TTK.nun 644 ncü maddesine dayandırılmıştır.
Bu itibarla, bu davacı ile davalı arasındaki davanın, TTK.nun 644 ncü maddesi çerçevesinde ele alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu davacı ile davalı arasında temel ilişkinin bulunduğu sonucuna varılarak, bu davacının davası bakımından yazılı şeklide hüküm tesisi doğru olmamıştır.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile davacılardan Kemal bakımından verilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ( 2 ) nolu bentte açıklanan nedenle, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy