(2918 S. K. m. 99/1) (1136 S. K. m. 169)
Dava : Taraflar arasında görülen davada Balıkesir Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 30.05.2002 tarih ve 2002/281-2002/363 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı I... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların maliki, sürücüsü ve zorunlu trafik sigortacısı bulunduğu aracın müvekkiline ait araca çarpması sonucu ( 271.785.000 ) TL. hasara neden olduğunu ileri sürerek, delil tespit masraflarıyla birlikte toplam ( 291.449.000 ) TL.nın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı I... Sigorta A.Ş. vekili, davanın reddini istemiş, diğer davalılar savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, Dairemize ait 21.01.2002 tarihli ilama dayanılarak, davanın kısmen kabulüne ( 271.785.000 ) TL.nın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, davacının işgücü kaybı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı I... Sigorta A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, Dairemize ait 21.01.2002 tarihli bozma ilamında açıkça davacı aracının tamir süresi içinde çalışamamış olması nedeniyle kazanç kaybı talebinin reddi gerekeceği belirtildiği halde mahkemece, ilk karardaki meblağa tekrar hükmedilmesi ve miktar belirtmeksizin "davacının işgücü kaybı talebinin reddine" karar vermekle yetinilmek suretiyle, icra aşamasında yerine getirilmesi imkansız şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Yine bozma ilamında davalı sigortacının KTK.nun 99/1. maddesinde öngörülen şekilde temerrüdünün oluşup oluşmadığı belirlenmeden, kaza tarihinden itibaren faiz yürütülmesinin doğru olmadığı belirtilmiştir. Anılan Yasa maddesinin açık hükmü uyarınca sigortacı, kendisine tazminat ödenmesi için gerekli ihbar yapılıp, belgelerin ibrazından itibaren 8 iş günü içinde ödeme yapacaktır. Diğer bir deyişle, sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü ancak bu tarihte muaccel hale gelmektedir. Mahkemece, bu hüküm dikkate alınmadan ve gerekli araştırma yapılmadan olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesi doğru görülmemiştir.
4-Ayrıca, mahkemece kısmen kabul kararı verildiği halde, reddedilen kısım üzerinden davalı vekili yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi ve kabul-ret oranına göre yargılama harç ve giderlerinin taraflardan tahsiline hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi dahi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ), ( 3 ) ve ( 4 ) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı sigorta şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, temyiz harcı peşin alındığından davacıdan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 29.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy