(1163 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 18.12.2002 tarih ve 2001/61-2002/748 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin, davalı kooperatifin üyesi olduğunu, üyeliği yok sayılınca mahkemece üyeliğin tespit edildiğini, mali yükümlülüklerinin yerine getirmediğinden müvekkilinin ihracına karar verildiğini, dava sonucunda ihraç kararının iptaline karar verildiğini, kur'a çekimine davet edilmediğini, tahsis edilecek konut kalmadığını iddia ederek, 15 milyar TL. tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, inşaatların devam ettiğini, davacının mali yükümlülüklerini yerine getirmediğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve alınan bilirkişi raporlarına göre, davacının akçalı yükümlülüklerini yerine getirmediği, halen kooperatifin elinde bir adet konut bulunduğu, davalının konut tahsisi yerine tazminat istemi yönünde iradesini açıkladığı, tahsisin fiilen imkansız olmadığı, bu şartlarda davacıya tazminat ödenmesinin eşitlik ilkesi ve iyiniyet kurallarıyla bağdaşmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava,konut tahsis edilmemesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Bir yapı kooperatifinin ana amacı, ortakların akçalı yükümlülüklerini yerine getirmeleri karşılığında anasözleşmeye uygun,oturmaya elverişli konut teslim etmektir. Çeşitli nedenlerle konut tahsisi imkansızlığı ortaya çıktığında ortağın,uygun bir tazminat isteme hakkı bulunmaktadır.
Mahkemece, davalı kooperatifin konut tahsis etme imkanı mevcut olmasına rağmen, davacının tazminat istediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, tesis edilen hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmamaktadır. Ayrıca, hükme esas alınan bilirkişi raporu da özellikle tahsis edilebilecek konutun mevcudiyeti noktasında eksiklikler içermektedir. Uyuşmazlık, davacıya tahsis edilebilecek konutun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Raporda tahsis edebilecek bir konutun olduğu ifade edilmiş ise de; bu sonuca ulaşmanın nedenleri tam olarak açıklanmamış, anılan konutun üzerinde öncelik hakkı bulunup bulunmadığı hususu araştırılmamıştır. Bu nedenle, mahkemece, davalı kooperatife ait kur'a tutanaklarının tamamı,özel konut tahsis kararları ve bu işlemlerin dayanakları olan genel kurul ve yönetim kurulu karar örnekleri getirtilmeli, benzer durumdaki bir ortağın aynı istemle Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne dava açtığı anlaşıldığından bu dava dosyası getirtilip, davacının konumu ile davalının savunması üzerinde durulmalı, ayrıca kooperatif yetkililerince davacı ortak durumunda 40 ortağın daha var olduğu ifade edilmiş bulunmasına göre, bu husus da nazara alınmalıdır. Anılan işlemler tamamlandıktan sonra, ehil bilirkişi veya bilirkişi kurulu vasıtasıyla davalı kooperatif kayıtları üzerinde yeniden inceleme yaptırılarak, davalının gerçekten tahsis edebileceği konut veya konutların olup olmadığı, adedi, konut veya konutlar üzerinde başka ortakların öncelik hakkı bulunup bulunmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulmalı, şayet tahsis edilebilecek konut mevcut değilse, tazminat istemi hakkında yöntemince araştırma yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile,hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy