(1086 S. K. m. 436)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 06.11.2002 tarih ve 2002/254 - 2002/653 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait ve davalı şirkete kasko sigortalı aracın çalınmasının ardından davalıya yapılan müracaatın iki sene sonra sonuçlanarak ibraname düzenlendiğini, okuma yazma bilmeyen ve geçim sıkıntısına düşen müvekkilinin ibranameyi imzalamak zorunda kaldığını, tazminatın geç ödenmesi nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek poliçe limiti olan 3.000.000.000 TL'nin 12.03.1998 tarihinden itibaren işleyecek reeskont oranında faizinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, birleşen dava ile 4.327.124.246 TL'nin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, poliçedeki teminat miktarının davacıya ödenerek ibraname alındığını, ihtirazi kayıt ileri sürülmediğinden faiz istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemenin davanın kabulüne ilişkin kararı Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda mahkemece, davalıya hasarın 17.03.1998'de ihbar edildiği, ilgili makamlarca yapılan araştırmalar da 30 gün içinde sonuç vermediğinden bur sürenin bitim tarihi olan 03.04.1998'de sigortacının temerrüde düştüğü, davacının müteaddit başvurularına rağmen davalının sigorta bedelini süresinde ödemeyerek iki yıla yakın süre kullandığı, okuma - yazma bilmeyen, ekonomik sıkıntı içinde olan ve kalabalık bir aileyi tek geçim kaynağı olan kamyonuyla geçindiren davacının müzayaka halinde ibranameyi imzalamak zorunda kaldığı ve gabinin şartlarının oluştuğu gerekçesiyle 26.01.2000 tarihli ibranamenin iptaline, asıl davanın tamamen, birleşen davanın kısmen kabulüyle 4.327.124.246 TL'nin faizsiz olarak davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 29.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy