(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 07.11.2002 tarih ve 2001/215 - 2002/581 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 30.09.2003 günde davalı avukatı K
A
gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi A
O
tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının kooperatif ortaklığını devralmak suretiyle ortak olduğunu, ancak çeşitli dönemlere ait aidat ve faiz borcunun ödenmediğini, alacağın tahsiline yönelik icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ve inkar tazminatı istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kooperatif ortaklığını devreden kişinin borçları kendi uhdesinde olmak şartıyla devraldığını savunarak, davanın reddi ile haksız takip tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, kooperatifi ödenmeyen aidat ve faiz borcundan pay devralan davalının da sorumlu bilirkişi raporuna göre borcun 2.800.000.000.-TL aidat ve 825.872.000.-TL faiz olmak üzere toplam 3.675.872.000.-TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece belirlenen davalının aidat borcuna icra takip tarihindeki isteme uygun olarak takip tarihinden sonrası için aylık % 10 faiz uygulanmasına karar verilmiş ise de, asıl alacak kalemini oluşturan 2.800.000.000.-TL.lık aidat borcu Haziran-Aralık 2000 dönemine ait olup, aidatların belirlendiği 26.03.2000 tarihli genel kurulda gecikmelerde aylık % 10 faiz alınmasına ilişkin olarak bir karar verilmemiştir. Aynı şekilde bundan bir önceki 16.05.1999 tarihli genel kurulda da faiz alınması yönünde bir karar yoktur. O halde davalı ortak ödenmeyen aidat borçları için ancak yasal faizden sorumlu tutulabilir. Mahkemece bu husus gözetilmeksizin aylık % 10 faiz uygulanmasına karar verilmesi doğru görülmemiş ise de, anılan eksikliğin giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK'nun 438/7 nci maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasındaki aylık % 10 faiz ibaresinin çıkarılarak yerine yasal faiz ibaresinin eklenmesi suretiyle kararın düzeltilmiş bu durumu ile ONANMASINA, 275.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21 nci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy