(2577 S. K. m. 9) (1086 S. K. m. 7) (818 S. K. m. 104/son)
Dava : Taraflar arasında görülen davada Şişli Asliye 4.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 24.09.2002 tarih ve 2001/121 - 2002/1560 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 30.09.2003 günde davalı avukatı Mustafa U. vekili Serkan Çarar gelip, diğer davalılar ve davacı vekilleri tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı Mustafa U.'a ait binanın üstünden geçen yüksek gerilim hattının fırtınadan dolayı kopması sonucu binanın elektrik kofra ve tesisatının patlamasıyla müvekkiline ait Okmeydanı santralının hasara uğradığını, tespit edilen hasar bedelinin tahsili için başlatılan icra takibinin davalıların itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve % 40 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Mustafa U. vekili, taşınmazın inşaat yapılmak üzere müteahite verildiğini müvekkiline sorumluluk yüklenemeyeceğini zararın meydana gelmesinde müvekkilinin kusuru bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı belediyeler vekilleri, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, ayrıca müvekkillerinin inşaatın yıkımı için gerekin yaptıklarını müvekkillerinin kusuru bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Davalı T... A.Ş. vekili, müvekkilinin kusuru bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflarca sunulan kanıtlara ve yaptırılan bilirkişi incelenmesine göre, bilirkişi raporundaki kusur ve hasara ilişkin tespitlerin benimsenmiş olduğu ve davalıların kusur oranlarına göre birbirlerine rücu etmelerinin mümkün bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile takibin devamına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, haksız fiilden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı Kağıthane Belediyesi ile Büyükşehir Belediyeleri'nin davacıya ait santralın patlamasına neden olan kaçak inşaatı yıktırmamaları nedeniyle kusurlu oldukları iddia edilmiş ve hükme dayanak bilirkişi raporunda davalı Belediyelere bu nedenle kusur izafe edilmiştir. Kaçak inşaatları izleme ve yıktırma işi, belediyelerin asli görevi olan kamu hizmetinin ifası ile ilgilidir. Bir kamu hizmeti görmekle yükümlü olan davalı idare, bu görev ve hizmetlerini gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle meydana gelen zarardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi değildir. Hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar yönünden idare aleyhine tam yargı davasının idari yargı yerinde açılması gereklidir. Bu bağlamda, mahkemece, davalı Belediyeler yönünden görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı Belediyeler yararına bozulması gerekmiştir.
3-Öte yandan, davalılar talep edilen hasar miktarına itiraz etmişler ve mahkemece bu konuda yeterli bir inceleme yapılmadığı gibi, bilirkişi raporuna bu yönde davalıların yaptıkları itirazlar da, dikkate alınmamıştır. Şu halde davacının dava konusu olay nedeniyle uğradığı zarar miktarı konusunda yeniden inceleme yapılması ve oluşacak sonuç çerçevesinde hüküm kurulmak gerekirken, bu yönün dikkate alınmaması da isabetli olmamıştır.
4-Ayrıca, dava itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece bu yönde hüküm kurulmuştur. Oysa, takip talebindeki alacağın bir kısmı asıl alacak bir kısmı temerrüt faizinden oluşmaktadır. Mahkemece, sadece asıl alacağa takip tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülmesine karar verilmek gerekirken, faize faiz yürütülecek şekilde ve BK'nun 104/son maddesi hükmüne aykırı olarak "takibin devamına" şeklinde hüküm kurulması da doğru bulunmamış ve kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1),No'lu bentte yazılı nedenlerle,davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının redddine, ( 2 ), ( 3 ) ve ( 4 )No'lu bentlerde açıklanan nedenlerle, ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, 275.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21 nci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte davacıdan alınarak davalı Mustafa Uluyıldız vekiline verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy