(1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadışehri Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 27.11.2001 tarih ve 2000/40 - 2001/56 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının kepçesiyle müvekkiline ait kablonun hasarlanmasına neden olduğunu iddia ederek, 685.858.397.-TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne, 302.729.496.-TL. nın 22.09.1999 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, tacirler arasındaki haksız fiilden doğan zararın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, faizin yasal faiz olarak tahsiline karar verilmiştir. Davacı, talebinde açıkça dava açıldığı tarihte yürürlükte bulunan düzenlemeye göre ticari işlerde uygulanan %80 oranında reeskont faiziyle alacağın tahsilini istemiş, daha sonra 3095 sayılı yasanın 4489 sayılı yasa ile değişik 2/2 nci maddesi hükmüne göre istemini ıslah etmiştir. Tarafların tacir bulunmasına, tacirlerin ticari işletmeleriyle ilgili haksız fiil dahil her türlü eylemlerinin ticari iş niteliğinde olmasına göre, asıl alacağın ticari faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de,anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK. nun 438/7 nci maddesi uyarınca düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte yazılı nedenlerle hüküm fıkrasının 2 nci satırındaki ...yasal faiziyle... ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine, ...01.01.2000 tarihine kadar Merkez Bankası'nca kısa vadeli krediler için öngörülen reeskont faiz oranıyla, 01.01.2000 tarihinden sonra 3095 sayılı yasanın 4489 sayılı yasa ile değişik 2/2 nci maddesi hükmüne uygun avans faiz oranıyla tahsiline... ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve kararın düzeltilmiş bu durumu ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy