(6762 S. K. m. 644)
Taraflar arasında görülen davada Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 18.12.2002 tarih ve 2002/379-481 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşü1üp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı... Yapı San. Tic. Ltd. Şti'nin keşide ettiği çekin hamil olan müvekkili tarafından davalı bankaya süresinde ibraz edildiğini, keşidecinin ödemeden men talimatı gereğince çek bedelinin ödenmediğini, ibraz tarihinin davalı tarafından çek arkasına yazılmaması nedeniyle müvekkilinin keşideci aleyhine yaptığı icra takibinin itiraz sonucu iptal edildiğini, daha sonra keşideci hakkında açılan alacak davası sonunda mahkemece verilen kararın icraya konulduğunu ancak keşidecinin menkul, gayrimenkul malı ya da üçüncü şahıslarda herhangi bir alacağının olmaması nedeniyle keşideci borçludan alacağının tahsil edilme imkanının kalmadığını ileri sürerek 7.800.000.000 TL.nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacı ile keşideci arasındaki alacak-borç ilişkisinin bankayı ilgilendirmediğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin çekin arka yüzüne gerekli meşruhatı yazdığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davacının öncelikle keşideciden alacağını tahsil etmek için icra takibine girişip ihtiyati haciz kararı ile keşidecinin mal varlığına ve davalı bankadaki çek hesabına el koydurması gerektiği halde bu çabayı göstermediği, bankaca yapılan hatadan yararlanarak çek bedelini bankadan alacağını umarak beklediği, herhangi bir aciz iddiasında bulunmadığı bu nedenle davacı ile keşideci arasındaki borç-alacak ilişkisinden davalı bankanın sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK. nun 644. maddesine dayalı alacak istemine ilişkindir. Davacı hamil, "Yapı San. Tic. Ltd. Şti. tarafından keşide edilen çekten doğan alacağın tahsili için önce Kayseri 2. İcra Müdürlüğü'nün 1997/3925 esas sayılı dosyasında keşideci aleyhine kambiyo senetlerine mahsus takip yapmış, çek arkasındaki şerhte ibraz tarihi gösterilmediğinden Kayseri icra Tetkik Mercii'nce takibin iptaline karar verilmiş, daha sonra Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nde (bozmadan sonra 2001/183 esas ve 252 karar sayısını alan dosyada) keşideci ve davalı banka aleyhine alacak davası açmış, yargılama sonunda banka yönünden davanın reddine, keşideci hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiş, davacı bu ilamı Kayseri 2.İcra Müdürlüğü'nün 2002/3330 esas sayılı dosyasında icraya koymuş, kesinleşen takipte borçlu. .. Yapı San. Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı menkul ya da gayrimenkul mal ile üçüncü şahıslarda hak ve alacağının bulunmadığı tespit edilerek borç ödemeden aciz belgesi verilmiştir. Davacı daha sonra keşidecinin ödemeden men talimatı gereğince çek arkasına şerh verirken ibraz tarihini yazmadığından sorumlu olduğunu iddia ettiği davalı bankadan alacağını tahsil için bu davayı açmıştır. Davacı çek hamilinin keşideciye karşı tüm yasal yollara başvurduğu ve keşideciden alacağını tahsil etme imkanı kalmadığından banka aleyhine dava açabileceği ve bu hususun 2001/183 esas ve 252 karar sayılı dosyadaki 22.1.2001 tarihli Dairemizin bozma ilamda vurgulandığı gözetilmeden, işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden e iadesine, 06.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy