(1163 S. K. m.4/1) (1086 S. K. m.17) (4721 S. K. m.49)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Gelibolu Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.10.2002 tarih ve 1999/279 - 2002/293 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif ortağı olup, kooperatife üye olunması aşamasında yerleşim planına göre işaretlenen yerlerden seçim yaptırıldığını, müvekkilinin seçtiği 192 numaralı üyeliğe ayrılmış konut inşaatının bitme aşamasına geldiğini, ancak, müvekkili konutunun önüne yerleşim planında olmayan, konutun tamamen ön görünümünü ve manzarasını kapatacak şekilde arıtma tesisi yapıldığını, oysa bu hususta alınmış bir genel kurul kararı da bulunmadığını belirterek, sözkonusu arıtma tesisinin yıktırılmasına, arazinin eski haline getirilmesine, yıktırılmasının mümkün olmaması halinde ( 4.000.000.000.- ) TL değer eksilmesi zararının dava tarihinden faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili kooperatifin yerleşim planında değişiklik yaparak arıtma tesisi kurmasının yasal zorunluluktan ortaya çıktığını ve pis suyun doğal akış yönüne uygun olarak şimdiki yerinde kurulmasının gerektiğini, arıtma tesisinin davacının konutunu etkilemesinin sözkonusu olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına nazaran, davaya konu arıtma tesisinin yasal zorunluluktan kaynaklanıp, yer altına alınmasının fahiş maliyet getirdiği, tesisin yaratacağı koku ve gürültünün davacıyı ve villa sakinlerini olumsuz yönde etkileyeceği gerekçeleriyle, davacının arıtma tesisinin yıkılması yönündeki talebinin reddine, yapılan tesisin davacı tarafın konutuna vermiş olduğu ( 3.000.000.000.- ) TL tutarındaki değer kaybı zararının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava, davalı kooperatif tarafından yapılan arıtma tesisi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
HUMK.nun 17 nci maddesi gereğince tüzel kişi olan kooperatif ile üyeleri arasındaki davaların kooperatifin ikametgahı addolunan mahal mahkemesinde görülmesi gerekir. MK.nun 49 ncu maddesine göre de hükmi şahsın ikametgahı, nizamnamesinde aksine hüküm bulunmadıkça muamelelerinin yürütüldüğü yerdir. Bu yetki kuralı, kamu düzenine ilişkin kesin yetki kuralı olup, mahkemece re'sen dikkate alınması gerekir. Dosya içerisindeki belgelerden davalı kooperatif merkezinin İstanbul olduğu, kooperatif merkezinin Gelibolu'ya nakledildiğine dair bir kaydın da dosyada bulunmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece davalı kooperatif merkezinin değiştirilip değiştirilmediği araştırılarak, merkezin Gelibolu olmaması halinde dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, HUMK.un 17 nci maddesi hükmü gözardı edilerek işin esasına girilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy