(818 S. K. m. 21) (4389 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 21.11.2002 tarih ve 2001/227 - 2002/664 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde hesap açtığını, yüksek faiz verildiği gerekçesiyle hesabından haksız kesinti yapıldığını iddia ederek, 171.612.955.660 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müşterisi olduğunu, zor durumdan faydalanarak fahiş faiz uygulandığını, işlemin ahlaka aykırı olduğu gibi gabin nedeniyle batıl bulunduğunu savunarak davanın reddini savunmuş, birleştirilen Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2001/831 esas sayılı dosyasında da 171.612.955.660 TL fahiş faiz ve fer'ilerinden dolayı borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davaya dahil edilen TMSF vekili, kendilerine husumet düşmeyeceğini bildirmiştir.
Mahkemece, iddialar savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, TMSF'nun ayrı tüzel kişiliği bulunduğu, davalı - birleştirilen davanın davacısı bankanın tacir olduğu, basiretle hareket etmesi gerektiği, sözleşme özgürlüğü çerçevesinde faiz oranlarının belirlendiği, gabin koşullarının bulunmadığı, birleşen davada davalının fona devredilmesi nedeniyle mahkemenin görevli olmadığı, gerekçeleriyle davanın kabulüne, 171.612.955.660 TL.nin davalıdan tahsiline, TMSF aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine, birleşen davanın tefrikiyle mahkemenin görevsizliğine, dosyanın Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı - birleşen davanın davacısı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava, davalı Banka tarafından ödenmeyen mevduat faizi alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Davalı cevabında, açıkça ekonomik kriz nedeniyle Bankanın müzayaka halinde bulunduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin gabin ahlaka ve hukuka aykırı olması nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürmüştür. Ancak, müzayaka halinin bulunup bulunmadığı bakımından banka kayıtları üzerinde yeterli bir inceleme yapılmadığı gibi, mahkemece de bu konuda gerekçeli kararda yeterli bir değerlendirme yapılmamıştır. Yukarıda da belirtildiği gibi, cevap layihasında davalı Bankanın müzayaka halinde bulunduğu açıkça ileri sürülmesi, davalı Bankanın dönme iradesini gösterir.
Bu nedenle BK.nun 21. maddesi hükmü uyarınca mahkemece, tahakkuk ettirilen (Over Night) faiz oranlarının öncelikle uyuşmazlık konusu dönemlerde daha sonra Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilen bankalar dışında banka ve aracı kurumların bildirdiği repo, ters repo ve O/N faizlerinin İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda araştırılarak aşırı olup olmadığı, diğer bir deyişle, sözleşmede edimler arasında açık bir dengesizlik (objektif unsur) olup olmadığı, şayet bir nispetsizlik var ise, bunun bankanın o tarihlerde içerisinde bulunduğu koşullara göre, müzayakadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda (subjektif unsur), banka kayıtları üzerinde ekonomist, bankacı ve borçlar hukuku sahalarında uzman öğretim üyelerinden oluşacak yeni bir bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak sonucuna göre karar verilmek gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi yerinde bulunmadığından, davalı Banka vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına, karar vermek gerekmiştir.
2- Ayrıca, davalı banka 4389 Sayılı Bankalar Kanunu'nun 14-5-c maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu halde, davalı Bankanın yargılama harcından sorumlu tutulması doğru görülmemiş, hükmün bu yönüyle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 numaralı benlerde açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, davalı taraf Hazine olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 09.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy