(1163 S. K. m. 8,16,27)
Taraflar arasında görülen davada Mersin Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 01.05.2002 tarih ve 2000/245 - 2002/256 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatife bir pay ile ortakken, kooperatif ortaklığından ayrılan Ümit E.'a ait payıda alıp,bedelini ödediğini, bu hususta alınmış yönetim kurulu kararı bulunduğu gibi, 1998 yılı genel kurul toplantısı hazurun cetvelinde de iki üyeliğin göründüğünü, kooperatif yönetiminin değişmesi üzerine yeni yönetimin ikinci üyeliği tanımadığını belirterek, müvekkilinin iki pay için kooperatife ortak olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Kooperatif vekili, davacının payını devraldığını ileri sürdüğü Ümit E.'ın tüm haklarını kooperatiften alarak ortaklıktan ayrıldığını, hazurun cetvelinin eski yönetimce hazırlandığını, davacının payı devraldığına ilişkin yönetim kurulu kararının altındaki imzaların sahte olduğunu davacının ikinci pay için kooperatife bir ödemesinin bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı Ümit E. davaya cevabında, kendisinin istifaen ortaklıktan ayrıldığını, davacıya payını devrinin söz konusu olmadığını belirtmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, davacının ikinci üyelik için bir ödemesinin söz konusu olmadığını, alınan yönetim kurulu kararının ödeme bulunmaması nedeniyle kooperatif bağlar bir niteliğinin bulunmadığı, bu nedenle ayrıca imza incelemesine gerek görülmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, davalı kooperatife iki pay için ortak olunduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece,davacının ikinci pay için her hangi bir ödemesinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de,davacının 2. payı için kooperatife borcunun bulunması onun ortak olmasına engel olamaz.Başka bir ifade ile borcu olan kişinin de ortaklık sıfatı söz konusu olabilir, borcun ödenmemesi halinde kooperatifçe aleyhine icra takibine girişilebileceği veya alacak davası açılabileceği gibi, direnimi halinde hakkında ihraç prosederünün tatbik edilebileceği de tartışmasız olmakla,mahkemenin davayı ret gerekçesinde bir isabet bulunamamıştır.Bu durumda mahkemece,davacı devir suretiyle ikinci ortaklık payı üzerinde hak iddia ettiğine göre taraf delillerinin değerlendirilmesi suretiyle hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken,yetersiz inceleme ve yanlış gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi hatalı oluş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç:Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA,ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy