(6762 S. K. m. 1301) (2004 S. K. m. 50, 67)
Dava : Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 4. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.12.2002 tarih ve 2002/936-2002/1694 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Paşa tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı TTK.nun 1301 nci maddesi hükmüne dayalı olarak davalılar aleyhine açtığı rücu davası sonucunda, mahkemece davanın kabulüne dair tesis edilen hüküm, davalılardan Paşa tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalılardan Paşa, icra takibi sırasında yetkiye ve borca itiraz etmiş, yargılama sırasında mahkemenin yetkisine itiraz etmemiştir.
Bilindiği üzere, ödeme emri tebliği üzerine borçlu sadece yetki itirazında bulunmuş ise, alacaklı İİK.nun 50/2. maddesi uyarınca, bu itirazın kaldırılmasını ancak icra tetkik mercii hakimliğinden isteyebilir. Borçlu yetki itirazı ile birlikte borcun esasına da itiraz etmişse, alacaklı aynı kanunun 67/1. maddesi uyarınca dilerse mahkemeye itirazın iptali davası da açabilir.
Yapılan bir icra takibinde, borçlunun icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz etmesi halinde, itirazın iptali davasının dinlenebilmesi için, yetkili icra dairesinde mevcut bir takip bulunmalıdır. Dolayısıyla, mahkemenin önce icra dairesinin yetkili olup olmadığını incelemesi, icra dairesinin yetkili olmadığını tespit etmesi halinde, itirazın iptali davasının da bu nedenle reddine karar vermesi, yetki itirazı isabetsiz görülür ise bu defa esasa yönelik itirazın incelenmesi gerekmektedir.
Somut olayda, borçlu davalı Paşa K.'nin öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı incelenerek icra dairesinin yetkili olduğu sonucuna varılırsa işin esasına girilmesi gerekirken, yetki itirazı dikkate alınmadan itirazın esastan incelenip bu davalı bakımından yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
2-Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davalılardan Paşanın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle,davalılardan Paşa vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA,2 nolu bentte açıklanan nedenle,diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 06.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy