(818 S. K. m. 41, 47)
Dava : Taraflar arasında görülen davada Alanya Asliye 2.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.03.2002 tarih ve 1998/195 - 2002/171 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı ile davalılardan Haskız, Neriman, Mevla Ş. ve G... Sigorta A.Ş.vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 03.06.2003 günde davacı avukatı Burcu Aslan ile davalı asıl Mevla Ş. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan davalı asıl Mevla Ş. ve taraf avukat dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Almanya'dan Türkiye'ye gezmek için geldiğini, davalıların maliki, işleteni, sürücüsü, zorunlu trafik sigortacısı bulundukları araçların çarpışması sonucu yolcu olan müvekkilinin yaralandığını, seyahat turunu yarıda keserek tedavi amacıyla Almanya'ya döndüğünü, seyahati yarıda kesmesi nedeniyle ve ayrıca dava açmak için noter ve apostil masrafı yaptığını ve ayrıca bundan dolayı acı ve ızdırap duyduğunu ileri sürerek, ( 583.15 )DM maddi ve ( 3000 )DM manevi tazminatın tahsilini talep etmiş birleştirilen dava ile tedavi gideri olan ( 12.829.42 )DM 'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte aynen veya fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Haskız Ş. vekili, istenen maddi ve manevi tazminatın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflarca sunulan kanıtlara göre, kesinleşen ceza mahkemesi dosyasında kazanın meydana gelmesinde bir kısım davalılar murisi İbrahim Ş.'in 8/8 oranında kusurlu olduğu, diğer davalı sürücü M.Ali G.'in kusursuz olduğunun anlaşıldığı, yaptırılan bilirkişi incelemelerinde davacının tedavi giderleri farklı olarak tespit edilmiş ise de, yabancı olan davacının Türkiye'de tedavi olmak zorunda olmadığı ve tedaviyi kendi ülkesinde sürdürmesinin doğal hakkı olduğu, bu nedenle sunduğu tedavi faturasına itibar edildiği, verilen bu maddi tazminat miktarı değerlendirildiğinde davacı tarafın 3000 DM manevi tazminat istediği fakat iki dişin kırılmasından dolayı doğacak üzüntünün bu miktarda tazminata neden olmayacağı, ayrıca davacı Türkiye şartlarında tedavi olsa idi alabileceği tazminat ile takdir edilen maddi tazminat miktarı karşılaştırıldığında bu konudaki isteminin reddi gerektiği, davacının tatilini yarıda kestiğine dair yeterli kanıt bulunmadığından bu isteminin de reddedildiği gerekçesiyle, ( 12.829.42 )DM'nin davalılar Haskız Ş., Neriman Ş., Mevla Ş. ve A... Sigorta A.Ş.'den ( poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere ) kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, davacının fazlaya dair istemleri ile diğer davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ile davalılar Haskız, Neriman, Mevla Ş. ve G... Sigorta A.Ş. vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının tatilini yarıda kestiğini ve bundan dolayı bir zararı olduğunu kanıtlayamamış bulunmasına, davalı G... Sigorta A.Ş. hakkındaki davanın reddedilmiş olmasına göre davalılar vekillerinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, davacı vekili bu dava nedeniyle noter ve apostil masrafı yaptığını iddia etmektedir. Söz konusu masrafların bu dava nedeniyle yapıldığının kanıtlanması halinde bu gider kalemlerini talep mümkündür. O halde mahkemece, söz konusu masrafların bu dava nedeniyle yapılıp yapılmadığı araştırılmak ve sonucuna göre karar verilmek gerekirken, bu gider kaleminin reddi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Diğer yandan, davacının davaya konu kaza nedeniyle ağız bölgesinin yaralandığı ve çehresinde sabit bir iz kaldığı dosya arasındaki belgelerden anlaşılmaktadır. Bu halde Borçlar Kanunu'nun 47 nci maddesi hükmü uyarınca davacının uğradığı bu cismani zarar nedeniyle acı ve ızdırap duyduğu kabul edilerek hakkaniyet ölçüsünde uygun bir tazminata hükmedilmek gerekirken, yazılı gerekçe ile manevi tazminat isteminin reddi isabetli olmamış ve kararın bu nedenle de, bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte yazılı nedenlerle, davalılar vekillerinin tüm davacı vekilinin, diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, ( 2 ) ve ( 3 ) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 32.800.000 lira harcın temyiz edene iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 275.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21 nci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 03.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy