(818 S.K. m.484) (2004 S.K. m.72)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Hatay Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.10.2002 tarih ve 2001/388-2002/537 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı banka vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 07.10.2003 günde taraf vekilleri tebligata rağmen gelmediğinden tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan Mahmut K.'ın davalı bankadan aldığı visa kartı nedeniyle kefil olduğunu, bu kefalet dolayısıyla icra tehdidi altında davalı bankaya ( 1.030.000.000 ) TL ödediğini, müvekkilinin davalı bankaya karşı sadece kredi sözleşmesindeki limitle sorumlu olduğunu, diğer davalının ise bu paranın hepsinden müvekkile karşı sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, ( 1.030.000.000 ) TL'nin davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacının garanti veren sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığını ve bu nedenle borcun tamamından sorumlu olduğunu, ayrıca kendi rızasıyla ödemede bulunduğunu savurarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflarca sunulan kanıtlar ve yaptırılan bilirkişi incelemesine göre, davacının davalılardan 1.174.200.000 TL isteyebileceğinin belirlendiği gerekçesiyle, taleple bağlı kalınarak ( 1.030.000.000 ) TL'nin 25.04.2001 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili temyiz etmiştir.
Dava, kredi sözleşmesine ( visa kartı ) kefil sıfatıyla ödenen paranın bankadan ve asıl borçludan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde müvekkilinin davalı bankaya karşı sadece kredi limiti ile sorumlu olduğunu ve limiti aşan bir miktar varsa bunun davalı bankadan tahsilini istemiştir. Hükme dayanak bilirkişi raporu ve dosya içeriğinden davalı bankanın, davalı borçlunun harcadığı miktar kadar davacıdan talepte bulunduğu ve tahakkuk eden faizli bakiyeden bir miktar indirim yapılmak suretiyle davacıdan tahsilat yaptığı anlaşılmıştır. Davacı taraf, davaya konu sözleşmede kefil olduğunu kabul ettiğine göre, davanın BK'nun 484 ve takip eden maddelerde düzenlenen kefalet hükümleri çerçevesinde değerlendirilerek davacının davalı bankaya karşı sorumlu olduğu miktarın belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, gerekçesi de açıklanmadan davacının ödediği tüm miktarın faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle,kararın davalı banka yararına BOZULMASINA, taraflar vekilleri duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy