(6762 S.K. m. 52, 54/1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Antalya Asliye 4. Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 13.11.2002 tarih ve 2002/437 - 2002/1047 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiliyle aynı alanda faaliyet gösteren davalı şirketin ticaret ünvanıyla iltibas yarattığını, ünvana tecavüzde bulunduğunu, yasa dışı işlere karıştığını iddia ederek, haksız rekabetin tespit ve men'ine, haksız kullanılan ticaret ünvanının sicilden silinmesine, hükmün ilanına, haksız rekabetin tüm sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, 3.000.000.000.-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, istemin zamanaşımına uğradığını, aile soyadlarının kullanıldığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine yönelik tesis edilen hüküm, Dairemiz'ce tarafların ünvanlarındaki "Saraçoğlu-Saraçoğulları" ibaresinin vurgulayıcı çekirdek sözcük olduğu, iştigal konularının aynı bulunduğu, TTK.nun 52 nci maddesi uyarınca öncelikle tescilli ünvanın korunacağı gerekçesiyle haksız rekabetin oluştuğunun tespit ve men'ine, "Saraçoğulları" kelimesinin ticaret ünvanından terkinine ve diğer istemler hakkında değerlendirme yapılması gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, tüm dosya kapsamına göre, davalı "Saraçoğulları Petrol Pazarlama Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'nin ticaret ünvanında yer alan "Saraçoğulları" ibaresinin TTK.nun 54/1 nci maddesi uyarınca haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile men'ine, "Saraçoğulları" kelimesinin davalının ünvanından terkinine, hüküm özetinin ilanına, 1.000.000.000.-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, ticaret ünvanının ticaret sicilinden silinmesi, haksız rekabetin tespit ve men'i ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı ticaret ünvanı, davacının ticaret ünvanından çok sonra, aynı ticaret sicilinde 16.06.1993 tarihinde tescil edilmiş bulunmaktadır. Usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret ünvanını kullanma hakkı, münhasıran sahibine aittir. Davalı, sicilin yarattığı itimada dayanarak ticaret unvanını kullanmış bulunmasına göre, bu ünvanın terkin edilmesi anına kadar davalıya haksız kullanmaya dayalı tazminat talepleri ileri sürülemeyecektir. O halde, mahkemece davacının manevi tazminat istemlerinin tamamının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy