(2918 S. K. m. 96)
Taraflar arasında görülen davada Şişli 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 30.04.2002 tarih ve 2001/1540-2002/566 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Güneş Sigorta A.Ş vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından kasko sigorta poliçesi yapılan araca davalıların maliki, sürücüsü ve sigortacısı olduğu araçların 8/8 kusurlu olarak çarpması ile meydana gelen hasarın sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, 135.275.829.-TL.nın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Güven Sigorta vekili, çoklu kaza olduğunu, açılan başka dava bulunduğunu KTK.nun 96. maddesinin uygulanması gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsü Kıyasettin E.'in %100 kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 135.275.829.TL.nın davalılar Kıyasettin E. ve poliçe limiti ile sınırlı olarak davalı Güven Sigorta A.Ş.den tahsiline, diğer davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı Güven Sigorta A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı sigorta şirketi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 96. maddesine göre; Zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulur.
Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde olaya birden fazla araç karıştığını ve dava dışı sigorta şirketi tarafından haklarında dava açılmış olduğunu savunmuş bulunmasına ve kaza tespit tutanağının da bu hususu teyit etmiş olmasına göre mahkemece bu savunma üzerinde durularak inceleme yapılması ve davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun tespiti gerekirken yazılı olduğu şekilde 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 96. Maddesinin göz önüne alınmaması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı sigorta şirketi vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı sigorta şirketi vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy