(6762 S. K. m. 381, 416, 417)
Dava : Taraflar arasında görülen davada Afyon Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21.10.2002 tarih ve 2000/392-2002/448 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, asıl ve birleşen davada müvekkilinin paydaşı olduğu şirketin 18.04.2000 tarihli ortaklar kurulu ile 18.05.2000 tarihli ortaklar kurulu toplantısına çağrılmadan diğer ortaklar arasında pay devri yapıldığını ve şirket müdürünün azli ile yeni müdür atanmasına karar verildiğini, anılan kararlarda müvekkilinin imzasının olmadığı gibi dava dışı Nermin'in imzasının da sahte olduğunu ileri sürerek, her iki kararın da iptalini istemiştir.
Davalı vekili, şirketin aile şirketi olduğunu ve ilişkilerinin iyiniyet çerçevesinde yürütüldüğünü, davacının eşinin toplantıya katıldığını, alınan kararlara eşinin imzasını almak için götürdüğünü, sahte imzanın söz konusu olmadığını, kararların yasada ön görülen nisaplara uyduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının ortaklar kurulu toplantısına çağrılmadığı ve 18.04.2000 tarihli karardaki imzanın davacıya ait olmadığını 18.05.2000 tarihli toplantıya da katılmadığı ve imzası olmadığı gerekçesiyle her iki kararında iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı şirketin ana sözleşmesinin 16 nci maddesinde pay devrinin şirketin pay defterine kaydı için tüm ortakların muvafakati alınması şartının bulunmasına, somut olayda davacı Mesude'nin devre muvafakatinin alınmamış olmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, şirket ana sözleşmesinin 10 ncu maddesi gereğince şirketin müdürünün her zaman ortaklar kurulunun yarıdan bir fazlasının isteği üzerine değiştirilmesi mümkündür. Somut olayda şirket müdürünün azli ve yenisinin atanmasına davacı dışındaki ortakların kararı ile alınmış olmasına ve ana sözleşmedeki nisabın sağlanmış bulunmasına rağmen mahkemece yasa ve ana sözleşmeye uygun olan müdür azli ve atanması kararının da iptali doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy